<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-34731825</id><updated>2011-04-21T13:50:40.525-07:00</updated><title type='text'>BASINDA YARGI HABERLERI 02.09.06 [METİN ÖZDERİN]</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://02eylul2006.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34731825/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://02eylul2006.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Metin OZDERIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10121960027332376506</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img240.imageshack.us/img240/8495/gdrg2.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34731825.post-115874350344096091</id><published>2006-09-20T02:11:00.000-07:00</published><updated>2006-09-20T02:11:43.560-07:00</updated><title type='text'>02 EYLUL 2006 CUMARTESI GUNLU GAZETELERDEN YARGI HABERLERI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Uluslararası Af Örgütü’nden misket bombası kullanan  terörist İsrail’e kınama&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Vicdansız, hukuk  tanımazlar!&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;UAF: “İsrail’in misket bombası kullanması ve işgal boyunca  uluslararası hukuku ihlâl etmesi, Birleşmiş Milletler’in bu konularda acilen ve  derinlemesine bir soruşturma başlatılmasını gerektirmektedir.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;LONDRA&lt;br /&gt;Uluslararası Af Örgütü, terörist İsrail'den,  Lübnan savaşı sırasında kullanılan misket bombaları konusunda bir soruşturma  yapılmasını kabul etmeye ve bundan sonra başka insanların ölmesinin önlenmesi  için bu bombaların nerelerde bulunduğunu açıklamaya çağırdı. Örgütten yapılan  yazılı açıklamada, ''İsrail tarafından misket bombası kullanılması ve İsrail'in  Hizbullah ile arasındaki savaş boyunca uluslararası hukuku ihlâl etmesi, BM'nin  bu konularda acilen ve derinlemesine bir soruşturma başlatmasını  gerektirmektedir'' denildi.&lt;br /&gt;İnsanların yaşadığı yerlerde misket bombası  kullanılmasının uluslararası kuralların açıkça ihlâl edilmesi anlamına geldiği  belirtilen açıklamada, BM'nin resmi isteklerine karşın İsrail'in misket bombası  bulunan yerlerin haritasını hâlâ vermemesinin skandal olduğu ifade edildi ve  başta çocukların olmak üzere Lübnanlı sivillerin yaşamlarının tehlikeye  atıldığına işaret edildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Siyonistlere göre her şey mübah!&lt;br /&gt;Bu bombaların yüzde  90'ının savaşın son 72 saatinde atıldığı hatırlatılan açıklamada, ABD'den  İsrail'e bu tür bombalar sağlamaması da istendi. Terörist İsrail ise, Lübnan'da  giriştiği katliamda misket bombaları kullanmasının tamamıyla yasal olduğunu  savunmuştu. İsrail Hükümet Sözcüsü Miri Eisin, savaşın üzücü olduğunu, ancak  İsrail'in savaş boyunca uluslararası kurallara uygun davrandığını söylemiş,  ''İsrail, kullandığı savaş gereçleri konusunda hiçbir uluslararası hukuku ihlâl  etmemiştir. Bunların kullanımı uluslararası standartlara uygundur'' şeklinde  açıklama getirmişti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; İçeri almadı içeri  aldılar,&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;  YATAĞAN Termik Santrali'ne keşfe gelen  hakim, avukat ve keşif heyetinin santrale girişine izin vermediği ve görevlilere  mukavemet gösterdiği iddiası ile gözaltına alınan Yatağan Termik Santrali Teknik  Müdürü H.S. nöbetçi savcı tarafından tutuklanma talebiyle mahke-meye sevk  edildi. Mahkeme H.S'nin 15 bin YTL kefaletle tutuksuz yargılanmak üzere serbest  bırakılmasına karar verdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yurtseven  olayda mukavemet olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: 'Hakim heyet, avukatlarla  birlikte santralde tespit yapmaya gitmiş. Asliye hukuk hakimini içeriye almak  istememişler. Bir hakimi içeriye almamak mümkün mü? Güvenlik engeliyle  karşılaşan hakim ve heyet keşif yapmadan geri dönmüş. Bir hakimin, savcının  içeriye alınmaması mümkün mü?'&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Taşkesen Paşa stajyer  avukat&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Telefonlarının izinsiz dinlendiğini ileri  sürerek Kara Harp Okulu Komutanlığı’ndan istifa eden Tümgeneral Reha Taşkesen,  stajyer avukatlık için Ankara Barosu’na başvurdu.&lt;br /&gt;02.09.2006&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ankara- Evraklarındaki eksiklik nedeniyle  başvurusu askıya alınan Taşkesen, bir yıllık stajyerlikten sonra yemin ederek,  avukatlığa başlayacak. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu  olan Taşkesen, ilk 6 ay adliyede staj yapacak. İkinci altı ayda ise bir  avukatlık bürosunda çalışacak. Başvuru dosyasını inceleyen kurul, Taşkesen’in  sicilinin dosyada yer almadığını belirterek, tamamlanması için 15 günlük yasal  süre verdi. Ancak Taşkesen bu sürede eksikliği tamamlayamayınca başvurusu askıya  alındı. Taşkesen’in Genelkurmay’daki sicil kayıtlarını kurula sunmasının  ardından Baro, stajın başlamasına ilişkin karar verecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; ‘Vatandaş adliyeden  korkuyor’&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;“Hijyen  Operasyonu” ile kamu kurumlarına yapılan kömür ihalelerindeki yolsuzluğu ortaya  çıkartan Akşehir Cumhuriyet Savcısı Celalettin Karanfil, vatandaşların  cumhuriyet savcıları yerine basına ihbarda bulunduklarını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;YASEMİN ARPA&lt;br /&gt;NTV-MSNBC&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İSTANBUL - Akşehir Cumhuriyet Savcısı  Celelattin Karanfil, soruşturmasını yürüttüğü “Hijyen Operasyonu’nda geldikleri  aşama ile ilgili olarak NTVMSNBC’ye şunları söyledi: ‘Bir kısım soruşturma devam  ediyor. Şimdiye kadar yaklaşık 10 dava açıldı. Davalar, Türkiye’nin çeşitli  illerinde devam ediyor. Gizli bir dosya olduğu için bununla ilgili somut  açıklamalar yapamıyoruz.” Savcı Karanfil, soruşturmadaki yolsuzluk miktarının da  60 trilyon civarında olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;”ÖRGÜTLER İÇİNE KAMU GÖREVLİSİ ALMADAN  ÇALIŞMIYOR”&lt;br /&gt;Çok sayıda operasyonda, kamudaki her yaptığımız operasyonun  içinde mutlaka kamu görevlilerinin bulunduğunu görüyorum. Bu şaşırtmaktan ziyade  üzüldüğüm bir şey. Mutlaka her çalışmamızda bir kamu görevlisiyle  karşılaşıyoruz. Ben şuna inanıyorum: Hiçbir örgüt içerisine kamu görevlisi  almadan başarılı olamaz. Mutlaka her örgütte onlara yardım eden kamu görevlisi  vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;”İHBARLAR CUMHURİYET SAVCISI YERİNE BASINA  YAPILIYOR”&lt;br /&gt;Cumhuriyet savcılarının sıkıntısı ihbar gelmemesi. Vatandaş maruz  kaldığı suçu bize iletmiyor. Cumhuriyet savcıları olarak basında çıkan  haberlerden bir çok soruşturma yapıyoruz. Burada şuna dikkat etmek lazım:  İhbarlar neden basına gidiyor da cumhuriyet savcılarına gelmiyor? Bunun üzerinde  düşünmek gerekiyor. Bence vatandaş adliyeden biraz korkuyor, biraz çekiniyor.  Kendilerine adliye kapılarının kapalı olduğunu düşünüyor. Bir neticeye  ulaşamayacaklarını düşündükleri için adliyeye gelmiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;”AVUKATLIK YAPMAYACAĞIM DEDİM”&lt;br /&gt;Hukuk  Fakültesi’nde öğrenci olduğum yıllarda fakülte dışında kalan zamanlarda avukat  yanında çalıştım. Burada çalışırken diğer hukuk öğrencilerine göre hayatı daha  yakından tanıma fırsatı buldum. Özellikle İstanbul’da bütün gittiğimiz kamu  dairelerinde parasız iş yaptıramadığımızı gördüm. Avukatın yanında çalışan biri  olarak, belediyeye de gitseniz, nüfusa da gitseniz, tapuya, adliyeye, nereye  giderseniz bugünün parasıyla 10-20-50 milyon gibi paralar vererek insanların  işini yaptırdıklarını gördüm. Bu nedenle ‘ben bu avukatlığı yapmayacağım’ dedim.  Çünkü o parayı vermediğiniz zaman sizi dışlıyorlar; o zaman da iş yapamazsınız.  Her cumhuriyet savcısının mutlaka avukatlık yapıp, olanları görmesi lazım. Bunun  dışında cumhuriyet savcısının sağır olmaması, kör olmaması lazım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;”HASTANE İHALELERİNİ HEP AYNI KİŞİLER  ALIYOR”&lt;br /&gt;Daha sonra staj yıllarında Anadolu’ya gittiğimde bürokraside işleyen  şeyler de kulağımıza geliyor. Her ihalede ‘çantacı’ denilen kişiler  duyuyorsunuz. Her ihalede ihale komisyonu üyelerinin ihaleyi alacak kişilere en  baştan anlaştığını biliyorsunuz. Herkesin yüzde 10 yüzde 20 payı olduğunu  duyuyorsunuz. Bunu yaparken de en çok şunu duyuyorsunuz: Bir ihalede küçük bir  belge yaratıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Örneğin; devlet hastanesi ihalelerinde ya da  sosyal il müdürlükleri ihalelerinde ‘ilaçlama’ belgesi dediğimiz belge var.  Sözleşmeye ‘ancak bu belgesi olan kişiler ihaleye girebilir’ diye şart konuyor.  Ve bakıyorsunuz ki, bu belge sadece bir firmada var. Türkiye’de başka hiçbir  firmada yok. Baştan tekel yaratıyor ve o belgeyi başka hiç kimseye vermiyorlar.  Gidin bakın belli bölgelerdeki hastane ihalelerini hep aynı kişiler alıyor.  Çünkü sadece o belge bir kişide var, başka kimseye o belgeden verilmiyor.  İhaleler de lafta kalıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Linç girişimlerine DTP  tepkisi&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;DTP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Sakık, son  dönemlerde partilerine yönelik ayrımcı ve antidemokratik uygulamalar ile  Kürtlere yönelik linç girişimlerindeki artıştan kaygı duyduklarını belirtirken,  tepki gösterdi.&lt;br /&gt;(ANKA)-Son dönemlerde DTP’ye yönelik ayrımcı ve  antidemokratik uygulamalar ile Kürtlere yönelik linç girişimlerindeki artıştan  kaygı duyduklarını dile getiren DTP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Sakık,  yetkililerin, linç girişiminde bulunanları değil, mağdurları gözaltına aldığını,  açıklamalarıyla saldırganları cesaretlendirdiğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sırrı Sakık yaptığı açıklamada, geçtiğimiz  günlerde, Konya’nın Bozkır ilçesinde Kürtlere yönelik bir linç girişimi  yaşandığını önesürdü. İki kişi arasında meydana gelen bir sorun bahane edilerek,  okul inşaatında çalışan Kürt işçilerin yüzlerce kişi tarafından linç edilmek  istendiğini ve ilçeyi terk etmeye zorlandıklarını anlatan Sakık, ne yazık ki  yetkililerin, linç girişiminde bulunanları değil, mağdurları gözaltına aldığını,  açıklamalarıyla saldırganları cesaretlendirdiğini, toplumda linç kültürünün  yaygınlaşmasına yol açtıklarını savundu. Linç girişimlerini öven yetkililere son  olarak İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın eklendiğini kaydeden Sakık,  bu yetkililerin darhal görevden alınmasını ve haklarında yasal işlem  başlatılmasını istedi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sakık, DTP Siirt İl binasının açlık grevi  yapıldığı, Gebze ilçe ve Darıca belde örgütlerinin ise 1 Eylül Dünya Barış Günü  dolayısıyla asılan pankartlar gerekçe gösterilerek basıldığını ve 13 kişinin  tutuklandığını ifade ederken, Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan’ın  garnizonda yapılan 30 Ağustos kutlamalarına alınmadığını, Tunceli Belediye  Başkanı Songül Erol Abdil’in 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilmediğini  anlattı. Demokratik hukuk devletlerinde rastlanmayacak bu uygulamaların,  toplumsal barışa hizmet etmeyeceğini belirten Sakık, DTP olarak, haksız bir  şekilde tutuklanan yöneticilerin serbest bırakılmasını, partilerine ve Kürtlere  yönelik ayrımcı, baskıcı uygulamalara son verilmesini talep  etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;Akaryakıt şirketlerinden 1.6  milyarlık cezaya itiraz&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;  Verilen cezaların bir ay içinde ödenmesi  gerekiyor. Petrol Ofisi CEO'su Nahum: Cezalar, haksız ve hukuka aykırı. Her  türlü kanuni haklarımızı kullanacağız&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK),  28 akaryakıt dağıtım şirketine toplam 1.6 milyar YTL idari para cezası  uygulanmasını kararlaştırmasının ardından bazı dağıtım şirketlerinden kanuni  haklarını kullanacakları yönünde tepkiler gelirken, para cezalarının yasal  tebligatın yapılmasının ardından 1 ay içinde ödenmesi gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;1 ay içinde ödenmeli&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Edinilen bilgiye göre, EPDK tarafından  'lisansı olmayan akaryakıt bayilerine akaryakıt ikmali yaparak Petrol Piyasası  Kanunu'nda düzenlenen lisans faaliyet sınırını aştıkları' için ilgili yasa ve  tebliğ gereği, toplam 1 milyar 666 milyon 835 bin 180 YTL idari para cezası  uygulanmasına karar verilen dağıtım şirketleri, yönetmelik gereği, yasal  tebligatın yapılmasından itibaren 1 ay içinde para cezalarını ödemek zorundalar.  Şirketlerin söz konusu cezayı ödememeleri durumunda, para cezaları Maliye  Bakanlığı'na devredilerek, 6183 sayılı 'Amme Alacaklarının Tahsili Usulü'  hakkında kanun gereği tahsil ediliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Akaryakıt dağıtım şirketlerinin yasal  tebligat ardından dava açarak, Danıştay'dan yürütmeyi durdurma talep hakkı  bulunuyor. Ceza uygulanacak şirketler arasında; Petrol Ofisi, Opet, Turcas,  Aytemiz, Total, Shell, BP gibi sektörün önde gelen şirketleri yer  alıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Hukuka aykırı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Petrol Ofisi, Enerji Piyasası Düzenleme  Kurumunun (EPDK) para cezasına ilişkin olarak, yasal tebligatın yapılmasıyla  birlikte her türlü kanuni hakkın kullanacağı açıklamasını yaptı. Petrol  Ofisinden Borsaya yapılan açıklamada, EPDK tarafından şirkete ve iştiraklerinden  Erk Petrol Yatırımları A.Ş'ye 'lisanssız bayilik faaliyetinde bulunan gerçek  veya tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapması' iddiasıyla idari para cezası  uygulanmasına karar verildiği ve kurul kararının dün gece şirkete faksla  iletildiği kaydedildi. Açıklamada, 'Söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı  olduğu görüşünde olan şirketimiz yasal tebligatın yapılmasıyla birlikte her  türlü kanuni haklarını kullanacaktır' denildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Petrol Ofisi Üst Yöneticisi (CEO) Jan Nahum,  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) akaryakıt dağıtım şirketlerine  verdiği para cezalarına ilişkin olarak, 'Cezaların hukuki bir altyapısı bizce  yok. Dolayısıyla hukuki sürecini çalıştıracağız ve gerekli müdahaleleri  yapacağız' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ceza uygulanamaz&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Nahum, Petrol Ofisi'nin 2006 yılı altı aylık  finansal sonuçlarının değerlendirildiği basın toplantısında, gazetecilerin  EPDK'nın cezalarına ilişkin sorularını yanıtladı. Ceza verildiğini önceki akşam  öğrendiklerini aktaran Nahum, haksız olan bu cezanın hukuki mesnedi olmadığını,  dolayısıyla da Petrol Ofisi olarak konuyu hukuki sürece taşıyacaklarını söyledi.  Jan Nahum, 'Bu cezanın ödenmesi, ikinci aylık rakamlarınıza nasıl yansır?'  sorusunu, 'Cezanın önümüzdeki altı ayın içinde ödenmesi gerekliliğinin  olmayacağı kanaatindeyim. Herhangi bir şekilde ikinci altı ayda böyle bir  cezanın devreye girmeyeceğini düşünüyorum' diye yanıtladı. Bundan sonra ne  şekilde adım atacakları sorusu üzerine ise Nahum, 'Muhakkak hukuki olarak bunu  takip edeceğiz. Cezaların hukuki bir altyapısı bizce yok. Dolayısıyla hukuki  süreci çalıştıracağız ve gerekli müdahaleleri yapacağız' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Cezalar&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;EPDK'dan İMKB'ye gönderilen açıklamada ise  EPDK'nın Petrol Piyasası Kanunu'nda yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin  edilen petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet  ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf,  eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve  denetim faaliyetlerini düzenlediği hatırlatıldı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; 9 cana 6 yıl hapis cezası çok  geldi&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İzmir'de bir kafeteryada yangın çıkmış, 9  kişi ölmüştü. Davası yıllar sürdü, sonuçta 6 yıl ceza geldi. Bunu çok bulan kafe  sahibi karara itiraz etti. Dava yeniden görülecek&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;9 cana 6 yıl ceza fazla!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yangın önlemi yoktu&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İzmir Bornova'daki Cafe Nağme'de Kasım  2003'te elektrik panosundaki arıza nedeniyle çıkan yangında; 4'ü personel, 5'i  üniversite öğrencisi 9 genç yanarak öldü. Olayın ardından kafeteryanın sahibi  Abidin Akkuş, önlem almayarak "1'den fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek"  suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ceza inerse kurtulacak&lt;br /&gt;Yargıtay, Abidin  Akkuş'un cezasını fazla buldu. Önümüzdeki günlerde yeniden görülecek davada,  mahkeme heyeti Yargıtay'ın kararına uyup cezayı indirirse, daha önce 7.5 ay  hapis yattığı ve eski infaz yasası uygulanacağı için Akkuş sadece 1 yıl 4 ay  daha hapis yattıktan sonra özgürlüğüne kavuşacak. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Global`e `Tüpraş hisselerini  geri ver` davası&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;`Alıcı değil aracıydık`&lt;br /&gt;Global Menkul  Değerler, Tüpraş`ın yüzde 14.76 oranındaki hissesinin satışı işlemine ilişkin,  yargılama sürecinin ve kararın tarafı olunmadığı açıklamasını yaptı. Açıklamada,  şirketin, alıcıların aracı kurumu olarak görev aldığı, davanın herhangi bir  hukuki mesnedi olamadığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Köprü zammına yağmur gibi  dava&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Köprü ve otoyol ücretlerine yapılan büyük  zamma herkes tepkili. Tüketici derneklerinin dava üstüne dava hazırlığında...  Danıştay’ın emsal kararı olduğu için zammın geri alınacağından emin  gibiler&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin yüzde  40’a varan oranlarda artırılması tüketici derneklerini ayağa kaldırdı.  Karayolları yetkilileri, 3 yıldan beri geçiş ücretlerinin artırılmadığını  söylese de, tüketici dernekleri. “Deli Dumrul Vergisi” olarak değerlendirdikleri  zamların iptalı için dava üstüne dava açtı. Tüketiciler Birliği ile Tüketiciyi  Koruma Derneği’nin açtığı davaların yanı sıra CHP Milletvekili Mehmet Sevigen de  Ankara İdare Mahkemesi’nde açtığı dava ile yürütmenin durdurulmasını ve zamların  iptalini istedi. Dava dilekçesinde şehir içi ulaşımda zorunlu halen gelen köprü  geçiş ücretine yapılan zammın, kişilerin ulaşım hürriyetini kısıtladığı dile  getirildi. Ayrıca son zammın gerekçesi olarak hükümetin bütçe açığını gerekçe  göstermesine rağmen daha önce yapılan zamların köprü ve otoyolların yapımı ve  bakımını finanse etmek için yapıldığına dikkat çekildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;DAVALARIN EMSALİ VAR&lt;br /&gt;Tüketici dernekleri  açılan davalarla Karayolları’nı köşeye sıkıştırmaya hazırlanıyor. Üstelik  ellerinde emsal oluşturacak danıştayın bir kararı da var. 2001’de Karayolları  Genel Müdürlüğü, bütçe açığının kapatılması için otoyol ücretlerini yüzde 200,  köprü geçiş ücretlerini de yüzde 33 arttırmış, köprüden geçişi 1,5 YTL’den 2  YTL’ye çıkarmıştı. Zamlarla ilgili olarak ülkenin dört farklı idare mahkemesinde  dava açılmıştı. Ankara 4. İdare Mahkemesi 25 Eylül 2002’de ulaşımı kamusal  hizmetlerin en önemlilerinden biri olarak kabul etti ve kamusal hizmetlerin  bütçe açıklarını kapatmak için kullanılamayacağına karar verdi ve yürütmeyi  durduma kararına hükmetti. Bunun üzerine Karayolları zammı geri çekti ama  Bayındırlık Bakanlığı ile birlikte temyiz başvurusuna gitti. Dava, Danıştay 10.  Dairesi’nde geçtiğimiz aylarda karara bağlandı ve Ankara 4. İdare Mahkemesince  verilen kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu ve bozulmasına  gerek olmadığı kanaatine varıldı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;‘YİNE İPTAL ETTİRECEĞİZ’&lt;br /&gt;İşte bu karar  son zamların ardından açılan davalar için de emsal olacak. Enflasyon oranı  üzerinde yapılan zamlar nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü hakkında dava açan  Tüketiciler Birliği Başkanı Avukat Bülent Deniz şunları söyledi: “2002 yılındaki  davada mahkeme enflasyon üzerindeki zammı iptal etmiştir. Bu sefer de yüzde  20-50 oranında zam yaptılar. 2 yıllık enflasyon oranının da üzerinde bir zam söz  konusu. Ayrıca köprü ve karayolları şehir içinde kaldığı için geçişlerden para  alınmaması lazım. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Şehir içi  ulaşım için para ödenmesi insan haklarına aykırı bir durum. Yine zamları iptal  ettireceğiz.” En kısa zamanda çeşitli eylemlerle zamları protesto edeceklerini  belirten Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı Fuat Bilgin ise şöyle  konuştu: “35 yıl önce tüketicilere söz verip maliyetini çıkardığında bu köprüyü  ücretsiz yapacağız dediler. Bu sözün tutulmamasını şiddetle kınıyoruz. Köprü  gelirleri bütçe açıklarını kapatacak bir kaynak olarak görülüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;ULAŞIM HAKKI&lt;br /&gt;Tüketiciler Derneği Genel  Başkanı Engin Başaran ise zamları “Deli dumrul vergisi” olarak tanımladı.  Başaran “Zaten vergilere çok tepkiliyiz. Vatandaşın vergi yükü çok ağır, herkes  tepkili. Hükümetin vatandaşın tepkilerine duyarsız kalıp onların üzerine  gidercesine zam yapması öfke mi talihsizlik mi ayırt edemiyorum.” diye konuştu.  Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan ÇAKAR da “Bu zammı kabul etmek  mümkün değil. Ulaşım hakkı tüketicinin en temel hakkıdır, parası olmayanan  köprüden geçemeyecek mi?” dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Atabeyler grubuna ikinci  dava&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;Sivil mahkemenin  ‘çete’ kurmaktan 27 yıla kadar hapis cezası istediği Atabeyler grubuna ikinci  dava askeri savcılıktan geldi. 6 sanık hakkında 11 yıla kadar hapis cezası  istendi...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;GENELKURMAY Askeri Mahkemesi  Başsavcılığı, Atabeyler grubuna ilişkin soruşturmasını tamamlayarak dava açtı.  Aralarında eski Havacı Yüzbaşı Murat Eren, Astsubay Erkut Taş’ın da bulunduğu  altı kişi hakkında TCK’nın ‘Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin  bilgileri açıkladıkları’ ve ‘Askeri eşya çalmak’ iddiasında bulunuldu.  Hazırlanan iddianamede, sanıkların 11 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları  talep edildi. Dava, önümüzdeki günlerde askeri mahkemede başlayacak. Dava  hakkında mahkemenin gizlilik kararı alması bekleniyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;YAŞ kararıyla ordudan ihraç edilen eski  Yüzbaşı Eren ve astsubaylar hakkında açılan davanın daha sonra sivil mahkemeye  gönderilebileceği de belirtildi. Yetkililer, Atabey grubunun sivil mahkemede  ‘çıkar amaçlı suç örgütleri’ iddiasıyla yargılanmaya başladıklarına dikkat  çekti. Atabeyler’e yönelik operasyon sonrası yürütülen soruşturmada Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında 2 yüzbaşı, 2 astsubay ile 2 emniyet  müdürünün de bulunduğu 10 sanık hakkında 27 yıla kadar hapis cezası  istemişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan  davanın iddianamesinde, Yüzbaşı Murat Eren ve Astsubay Erkut Taş’ın diğer  sanıklarla planladıkları eylemlerle hükümete karşı darbe hazırlığında oldukları  öne sürülmüştü. Atabeyler’le ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından,  askeri mühimmatı zimmetine geçirmekten başlatılan soruşturmaysa halen sürüyor.  Yüzbaşı Murat Eren ve astsubayların evlerinde yapılan aramalarda Özel Kuvvetler  Komutanlığı’nın gizli belgeleri ele geçirilmişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;YASEMİN GÜNERİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Duruşmalar artık naklen yayın  gibi&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;  Yeni uygulamayla sanık ve avukatlar,  Ankara'daki duruşmaya İstanbul'dan canlı görüntü ve ses bağlantısıyla  katılabilecek&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;AVRUPA Birliği'ne uyum sürecinde revizyondan  geçirilecek yasalar arasında bulunan Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanun (HMUK)  Tasarısı, adalet sistemine ilginç yenilikler getiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Tasarının yasalaşması durumunda,  duruşmalarda artık görüntü ve ses aktarımı yapılabilecek. Mahkemeye gelmeyen  kişilerin veya vekillerinin ses ve görüntülerinin nakledilmesi yoluyla,  bulundukları yerden duruşmaya katılabilmesi ve dava ile ilgili işlemlerin  yapılabilmesi sağlanacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bu sistemle birlikte İstanbul'da yaşayan  ancak Ankara'da bir duruşması olan avukatın Başkent'e gitmesine gerek  kalmayacak. Avukat, bulunduğu yerdeki mahkemeye giderek duruşmaya ses ve görüntü  kaydı ile katılabilecek. Uygulama öncelikle, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)  kapsamındaki illerde gerçekleştirilebilecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları  gidermek, davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini  sağlamak amacıyla yeniden düzenlenen HMUK Tasarısı'yla, davanın her aşamasında  davacının para yatırmasına gerek kalmayacak. Bazı davaların masraf ve  giderlerinin zamanında yatırılmaması nedeniyle geciktiği ve gereksiz yere  uzatıldığına dikkat çekilen düzenlemede, devreye avans sisteminin gireceği  belirtiliyor..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Hukuk davalarında, 50 bin YTL'nin üzerindeki  uyuşmazlıklar için avukatla temsilin zorunlu olacağı düzenlemeye göre, para  cezalarının ertelenmesi kaldırılırken, tahkim hakkında getirilen kararlar,  Milletlerarası Tahkim Kanunu'na uyumlu olacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yeşim ERASLAN / ANKARA&lt;br /&gt;02.09.2006  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;strong&gt;&lt;u&gt;Eski vekil, ‘otopsi yaptırın’  diye vasiyet etmiş&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde yanlış  tedavi sonucu öldüğü iddia edilen eski milletvekili Mehmet Sait Reşa’nın ilginç  bir vasiyette bulunduğu ortaya çıktı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Reşa, “Ölürsem hastane hakkında dava açın.  Vücudumun otopsisini yaptırın.” demiş. eski vekilin oğlu Osman Reşa, babasının  hastanede yatarken cep telefonuyla vücudunun belden aşağısının fotoğrafını  çekerek, “Bu fotoğrafları davada delil olarak sunun.” diye vasiyet ettiğini  söyledi. Yargı mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerini belirten Reşa,  “Amerika’da olsa diplomaları ellerinden alınırdı. Bu hatayı yapanlar bedelini  ödemeli.” dedi. Acılı eş Fikret Reşa ise “Hastanenin hatası yüzünden bizim  canımız yandı, bari başkalarının canı yanmasın. Hakkımızı sonuna kadar  arayacağız.” şeklinde konuştu. Başkent Hastanesi, başbakanlığı döneminde Bülent  Ecevit’e de yanlış tedavi uygulamakla suçlanmıştı. Habib Güler, Ankara  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Adliyede dövüp dışarı çıkınca  kurşunladılar&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bakırköy'de, bir yakınının davasını izlemeye  gelen kişi, duruşma öncesinde diğer tarafın saldırısına uğradı, adliye çıkışında  da bir otomobilden açılan ateş sonucu öldürüldü. Çobançeşme'de 28 Haziran 2006  günü meydana gelen trafik kazasının ardından, taraflar arasında bıçaklı kavga  çıktı. Kavgada Kubilay Levent Kerem Mirhan'ı yaraladı. Olaydan sonra Levent  tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Adliye önünde vurdular&lt;br /&gt;Olaya ilişkin dün  Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya gelen taraflar arasında  adliye koridorlarında kavga çıktı. Polis her iki tarafı da biber gazı sıkarak  ayırdı. Dava bittikten sonra mağdur Kerem Mirhan'ın amcasının oğlu Hayrettin  Mirhan, bazı yakınlarıyla birlikte adliyeden ayrıldıktan sonra, binanın  yakınındaki trafik ışıklarında silahlı saldırıya uğradı. İçinde 3 kişi bulunan  bir otomobilden ateş edilen Mirhan ağır yaralandı. Yaralı tüm müdahalelere  rağmen kurtarılamadı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Deniz DERİN / MERKEZ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;Talim Terbiye devre  dışı&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Milli Eğitim Bakanlığı, ilk ve ortaöğretimde  okutulacak ders kitaplarının incelenmesi görevini Talim ve Terbiye Kurulu'ndan  alarak, bu konuda Yayımlar Dairesi Başkanlığı'nı yetkili kıldı. Resmi Gazete'de  yayımlanan yönetmeliğe tepki gösteren yayınevleri, dünden itibaren incelenmek  üzere bakanlığa kitap göndermeyi durdururken, Eğitim-Sen dava açmaya  hazırlanıyor. Yayıncılar ve sendika dün de protesto gösterisi  yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Özlem’in ölüm nedeni 10 aydır  çözülemedi&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;TAMER Ailesi’ni,  biricik kızları Özlem’den ayıran olay 10 ay önce meydana geldi. 29 yaşındaki  Özlem, şiddetli karın ağrısı şikayetiyle İzmit Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.  Dr. Süleyman Balcı tarafından apandisit ameliyatı yapılan genç kız 2 gün sonra  yaşamını yitirdi. Ailesi, Balcı hakkında dava açtı. Olayı araştıran valilik  soruşturma izni verdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;SAVCILIK ise Adli Tıp’tan kesin ölüm nedeni  gelmeden bir işlem yapamayacağını söyledi. Ancak o gün bu gündür Adli Tıp’tan  rapor gelmedi. Üstelik 1 yıl içinde tamamlanması gereken davanın zaman aşımına  uğramasına 2 ay kaldı. Olaya isyan eden acılı aile ‘Gerekirse AİHM’e kadar  gideceğiz’ dedi...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; atv, Erbil'e tazminat davası  açtı&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Canlı yayında yanındaki yardımcılardan  birinin eşofmanını indiren Mehmet Ali Erbil hakkında "atv'nin itibarını  zedelediği" gerekçesiyle 5.5 milyon YTL tazminat istendi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;atv'den M. Ali Erbil'e 5.5 milyon YTL'lik  dava&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;atv, canlı yayında bir görevlinin eşofmanını  indiren Erbil ile programın yapımcısına 5.5 milyon YTL'lik tazminat davası  açtı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;atV'nin avukatları, Asliye Ticaret  Mahkemesi'- ne açılan tazminat davasının dilekçesinde Mehmet Ali Erbil ile Kuzey  Müzik şirketinin sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek, yaşanan olayla  halkın gözünde atv'nin itibarının zedelendiğini anlattı. Erbil ve Kuzey Müzik  ile yapılan sözleşmenin yayından hemen sonra iptal edildiği vurgulanan dilekçede  "Türk örf ve adetleri ve genel ahlak kurallarıyla kesinlikle bağdaştırılması  mümkün olmayan olay karşısında gerek stüdyodaki seyirciler, gerekse  televizyonları başında programı izleyenler, Mehmet Ali Erbil'in bu davranışı  sonrası yaşanan olayla dehşet içinde kaldı."&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;ZARAR VERMEK İÇİN YAPTI&lt;br /&gt;Dilekçede üzücü  olayın, uzun yıllardan beri yaptığı seviyeli yayınlarla kamuoyunda haklı şekilde  aile televizyonu kimliğini kazanan atv'nin itibarını, derinden sarstığı  vurgulanarak, "Bu şekilde atv'- nin kamuoyundakihaklı itibarı, büyük zarar  gördü" denildi. Gelecek sezon için yapılan görüşmelerden olumlu bir sonuç  alamayan Kuzey Müzik ile Erbil'in, atv'ye kasten zarar vermek amacıyla skandalı  gerçekleştirmiş olabileceği belirtilen dilekçede, "Çünkü canlı yayın sırasında  yaşanan olaylar, özellikle davalı Mehmet Ali Erbil'in yapımcı firma  yetkililerine 'Olayın kayda alınıp alınmadığına yönelik' sorusu, canlı yayın  sırasında gerçekleşen olayın önceden taraflarca birlikte kurgulandığının en  önemli kanıtıydı" ifadesi yer aldı. atv'nin avukatı Abuzer Kendigelen, ayrıca  RTÜK'ün verdiği 12 programlık cezanın onanması halinde Mehmet Ali Erbil ve Kuzey  Müzik aleyhine her program için 150 bin YTL olmak üzere toplam bir milyon 800  bin YTL'lik ikinci bir dava açılacağını belirtti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İSTANBUL/MERKEZ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Özelleştirme İdaresi Başkanlığı,  Global Menkul Değerler'den DAVACI oldu: Tüpraş hisse senetlerini geri  ver&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci  imzasıyla Borsaya gönderilen açıklamada, Tüpraş Türkiye Petrol Rafinerileri  A.Ş’nin sermayesinde bulunan yüzde 14.76 oranındaki kamu hissesinin İMKB Toptan  Satışlar pazarında Global Menkul Değerler A.Ş’ye satılmak suretiyle  özelleştirildiği anımsatıldı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Petrol İş Sendikası tarafından bu satış  işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara  12. İdare Mahkemesi’nin 30 Aralık 2005 tarihli kararı ile dava konusu işlemin  iptaline karar verildiği kaydedilen açıklamada, "Bunun üzerine, bahse konu iptal  kararı uyarınca alıcı Global Menkul Değerler A.Ş’ye yazı yazılarak karar  gereğinin yerine getirilmesi istenilmiş ise de, bu başvurunun sonuçsuz kalması  neticesinde anılan mahkeme kararı gereğinin yerine getirilmesini teminen Global  Menkul Değerler A.Ş. aleyhine dava açılmıştır" denildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Özelleştirme İdaresi’nin İMKB toptan  satışlar pazarında satılan yüzde 14.76 oranındaki Tüpraş hissesini geri almak  üzere dava açtığı Global Menkul Değerler, söz konusu işlemde "alıcı" değil aracı  olarak hareket ettiğini bildirdi ve açılan davanın hukuki dayanağının olmadığını  açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;(2 Eylül 2006 Cumartesi)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Eğitim-sen: AKP üniversitelere  müdahale ediyor&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer,  Yard. Doç. alt kadroların alımının ÖSYM’nin yapacağı merkezi sınava ve bu  sınavda alınacak 70 puan şartına bağlanmasını öngören yasayı, AKP’nin  ünevirsitelere yaptığı siyasi bir müdahale olarak yorumladı.&lt;br /&gt;(ANKA)-Alaaddin  Dinçer yaptığı açıklamada, AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana eğitim  sorunlarını çözmek yerine, çıkmaz sokağa sürüklediğini kaydetti. AKP’nin  özellikle üniversiteleri karşısına aldığını ifade eden Dinçer, “Son olarak Yard.  Doç. alt kadroların alımına ilişkin olarak yapılan düzenleme ile üniversitelerin  elini kolunu bağlamıştır” dedi.&lt;br /&gt;Dinçer, üniversitelerin daha önce Yard. Doç.  kadrolarını kendileri yaptıkları sınav sonucuna göre aldığını, 12 Temmuz gününde  çıkarılan yasa ile üniversite özerkliğine ve Anayasa’nın ilgili maddelerine  aykırı bir biçimde Yard. Doç. alt kadroların alımının ÖSYM’nin yapacağı merkezi  sınava ve bu sınavda alınacak 70 pun şartına bağlandığını  anımsattı.&lt;br /&gt;“ÖSYM’nin en erken bir yılda hazırlıklarını yaparak sınava  gerçekleştireceğini düşündüğümüzde, bir yıl boyunca üniversiteler okutman,  araştırma görevlisi, uzman ve öğretim görevlisi çalıştırmayacaktır” diyen  Dinçer, bu durumun üniversitelerin temel işlevini yerine getirmesini  engelleyecek bir tutum olduğunu bildirdi. Dinçer, yasanın dolaylı olarak AKP’nin  üniversitelere siyasi bir müdahalesi olduğunu belirtti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Şartlı tahliye  katili&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;İzmir’de tecavüz  edilip elle boğularak öldürülen Diş Hekimi Zekiye Gökşin’in katili yakalandı.  Zanlının 10 yıl önce yine bir diş doktoruna tecavüzden hapis yattığı ve geçen  yıl da Şartlı Salıverme Yasası’yla tahliye olduğu ortaya çıktı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;DİŞ Hekimi Zekiye Gökşin (40) geçen  hafta İzmir Eşrefpaşa’daki muayenehanesinde tecavüze uğradıktan sonra boğularak  öldürülmüş bulundu. Vahşi cinayeti işleyen zanlı ya da zanlılar için hemen  araştırma başlatıldı. Gökşin’in olay günü çalındığı belirlenen kredi kartının  Basmane Semti’nde kullanılmaya çalışıldığını tespit eden polis çemberi daralttı.  Katil zanlısı A.E. önceki gece operasyonla yakalandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# DİŞLERİNİ TEMİZLETMİŞ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;ZANLI A.E’nin, 10 yıl önce bir diş doktoruna  tecavüz edip paralarını gasp ettiği gerekçesiyle cezaevine girdiği ve geçtiğimiz  yıl Şartlı Salıverme Yasası’ndan tahliye olduğu ortaya çıktı. Kurbanlarını  yalnız kadınlardan seçen A.E. ifadesinde olayı ayrıntılarıyla anlattı. Zanlı,  Gökşin’in muayehanesine telefonla randevu alarak gittiğini, dişlerini  temizlettiğini, bıçak tehdidiyle tecavüz ettiğini, kadını boğarak öldürdükten  sonra da para, kredi kartı ve telefonunu alarak kaçtığını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# AVUKATA DA SALDIRDI&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;A.E’NİN Gökşin’den gasp ettiği paraların  tükenmesinin ardından önceki gün Hatay Semti’nde Avukat Ayşe Arısoy Alpsar’ı  bürosunda taciz edip bıçakla yaraladığı da belirlendi. Avukat Alpsar, zanlıyı  teşhis etti. Zanlının, Gökşin’in öldürülmesi olayında yanında bulunduğunu  söylediği T.K. da gözaltına alındı. Polis, A.E’nin Gökşin’in kartlarıyla  bankadan para çekmek istediği sırada yanında bulunan M.T’yi de yakaladı.  Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. ARDA YAVUZ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;AFLA CIKTILAR DEHSET SACTILAR&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Şanlıurfa’da anneannesi ile bir kişiyi  öldürüp cezaevine giren Recep Bulut, Şartlı Salıverme Yasası’ndan yararlanıp  tahliye oldu. Bulut, 25 Temmuz 2002’de de teyzesi Hatice Kayar’ı eşarpla boğarak  öldürdü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# 1983 yılında Giresun’da dört kardeş ve  annesini baltayla öldüren Fahri Elmas, 1991’de afla serbest kaldı. Mart 2006’da  İstanbul Pendik’te iki kızı, iki oğlu ve üvey kardeşini öldürüp intihar  etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Öğretmen Serpil Yeşilyurt’a tecavüz  edip öldüren canilerden Savaş Tüblek, otobüs durağında tartıştığı Serhat Akar ve  kardeşlerini iki ay önce bıçakla yaraladı. star, 24 Aralık 2005 tarihli manşet  haberinde Yeşilyurt’un katillerinin af yasası sebebiyle 7 yıl hapis yattıktan  sonra tahliye edileceğini duyurmuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Afla cezaevinden çıkan ‘Suçmatik  Kardeşler’, Nevzat, Cabbar, Menav ve Tarık Pehlivan tabanca, tüfek ve mermiyle  yakalandı... İncelemede, silahların çok sayıda cinayette kullanıldığı tespit  edildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;02.09.2006 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; 'Lisanssız şirketler, kaçak  akaryakıt mı satsın?'&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı  Sinan Aygün, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) lisansı olmayan  akaryakıt istasyonlarına ceza vermesini eleştirerek, "Lisanssız şirketler, kaçak  akaryakıt mı satsın?" dedi.&lt;br /&gt;AA- Aygün, yaptığı yazılı açıklamada, Petrol  Piyasası Kanunu'na göre, piyasada faaliyet gösteren tüm aktörlerin lisans alması  gerektiğini, ancak lisans için ön koşul olan Gayri Sıhhi Müessese ruhsatının  alınmasının sorun oluşturduğunu belirtti.&lt;br /&gt;Şehir merkezlerine uzaklık  nedeniyle söz konusu ruhsatı alamayan bayilerin lisans da alamadıklarını  kaydeden Aygün, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:&lt;br /&gt;"Bayiler, daha önce  başvuruda bulunarak lisans almak için ek süre talep etmişlerdi. Bu talebi kabul  etmeyen EPDK, ceza yağdırarak, sorunu çözeceğini sanıyor. Ülke ekonomisine katkı  sağlayan şirketleri cezalandırmak sorunu çözmez, aksine derinleştirir. EPDK,  akaryakıt istasyonlarına ceza yağdıracağına, akaryakıt kaçakçılığının önüne  geçsin. Adındaki, (düzenleme) vasfına uygun davransın."&lt;br /&gt;TBMM Akaryakıt  Kaçakçılığı Meclis Araştırma Komisyonu raporunda, Türkiye'de 2003-2005 yılları  arasında yaşanan 7,8 milyon tonluk akaryakıt kaçakçılığı ile 11 milyar YTL'lik  vergi kaybı ortaya çıktığı bilgisinin yer aldığına da dikkat çeken Aygün,  ülkemizin kaçak akaryakıt yüzünden yılda 3.6 milyar YTL vergi kaybettiğini  vurguladı.&lt;br /&gt;EPDK'nın akaryakıt kaçakçılığını önleyecek Ulusal Marker İhalesi  yapacağına, ülkesine vergi veren şirketleri cezalandırdığını savunan ATO  Başkanı, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;"2005'de yürürlüğe giren Yasa için 3 aylık uyum  süresi verdiler. Bayilere ek süre tanımadılar. Oysa 2003'de yürürlüğe giren  Ulusal Markera ilişkin yasanın öngördüğü ihaleler bir türlü yapılamıyor. Ulusal  Marker İhalesini bir türlü tamamlayamayan EPDK, ceza yağdırarak mı açığını  kapatmaya çalışıyor?&lt;br /&gt;12 bin bayiden bin 700'ü lisans alamadı. Bu bayiler,  faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ceza alan dağıtım şirketleri, bu bayilere  akaryakıt vermeyecekse, bu bayiler kaçak akaryakıt mı kullansın? Bu durumda  devlet, kendi eliyle kaçak akaryakıtı teşvik etmiş olmuyor  mu?"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;  Muayene ücretinde % 70  indirim&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) yeni  yönetimi, doktorların muayenehane ücretlerinin fiyatını düşürme kararı aldı.  Doktorların muayenehane ücretinin taban fiyatı yaklaşık yüzde 70 düşürülerek 45  YTL'den 14.75 YTL'ye indirilecek. TTB'nin yeni tarifesi Ocak 2007'den itibaren  uygulanacak. Böylece muayene ücretlerinin tabanı Maliye Bakanlığı'nın hastaneler  için belirlediği ve Bütçe Uygulama Talimatı'nda (BUT) belirtilen fiyatla aynı  olacak. Doktorların muayenehanelerinde bu fiyatın çok üzerinde tarifelerle  hizmet verdiği biliniyor. Bu düzenlemeyle doktorlar, muayenehanelerinde, alt  limit olarak 14.75 YTL'den fatura kesebilecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TEK FİYAT UYGULAMASI&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TTB Genel Sekreteri Dr. Altan Ayaz, fiyat  tarifesiyle ilgili AKŞAM'a açıklamalarda bulundu. TTB'nin tüm doktorların  muayenehane fiyatlarının aynı olması gerektiğini istediğini belirten Ayaz,  'Aslında uzmanlık alanlarına göre tek fiyat belirlenebilir. Doktorun uzmanlığı  ve işinin zorluğuna göre fiyatlarda kademeli artışlar olabilir. Ama aynı  uzmanlık alanındaki doktorların muayenehane fiyatları Türkiye'nin her yerinde  aynı olmalı' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;DOÇENT-PROF. AYRIMI&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ayaz, doktorların muayene ücretlerinde  doktorun, 'Doktor, Doçent ya da Profesör' gibi akademik unvanlarının değil  uzmanlığının belirleyici olması gerektiğini savundu. Ayaz, 'Unvana göre  muayenehane ücreti değişmemeli. Çünkü profesör, doçent gibi unvanlar akademik  unvanlardır. Bu onların fiyatı artırmalarının gerekçesi olamaz' dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ayaz, Sağlık Bakanlığı'nın, doktorların  muayenehane ücretlerinin tavan fiyatlarının da belirlendiği bir yasa değişikliği  önergesi hazırlaması gerektiğini belirterek, 'Bakanlık mevcut yasanın  değiştirilmesi konusunda adım atarak, bazı doktorların fahiş fiyatlarla muayene  yapmasının önüne geçmelidir' dedi. Ayaz, doktorların muayenehane tabelalarında,  'Prof., Doç.' gibi unvanlarını da yazmaması gerektiğini söyledi.  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Savcı isterse  oluyor.&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sakarya’nın Geyve ilçesindeki bir düğünde  ruhsatsız tabancayla havaya ateş eden Şenol Şen ve 16 yaşındaki M.M. savcılığın  hışmına uğradı. Savcı, Şenol Şen’e, 12 bin YTL ön ödemeli para cezası verirken,  silahı kurusıkı olduğu anlaşılan M.M.’ye de 3 bin 500 YTL ceza kesti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Para cezasının 10 gün içerisinde ödenmesi  gerektiğini tebliğ eden Savcılık bununla da kalmayarak, Şen hakkında “6136  sayılı Ateşli Silahlar Kununu”na muhalefet ve “halk arasında korku, kaygı ve  panik yaratabilecek biçimde havaya ateş etmek” suçlarından; kuru sıkı tabancayla  ateş eden genç hakkında da “Meskun mahalde ateş etmek” suçundan ceza davası  açmaya da karar verdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Üstelik düğün magandalarının yakalanma  yöntemi de Türkiye’de bir ilk. Polis, “Havaya ateş açanı nasıl yakalayalım. Ses  duyduğumuzda elbette asayiş amaçlı kontroller yapıyoruz. Ama biz gittiğimizde  havaya ateş açanlar gizleniyor” diye yakınırken jandarma bir çözüm buldu. Düğüne  davetli gibi sivil kıyafetlerle giden ekipler, davetlileri eğlendirmek için  sahnede org çalıp türkü söyleyen Şenol Şen’in ruhsatsız olduğu belirlenen  tabancayla havaya ateş ettiğini belirledi. Aynı anda 16 yaşındaki M.M. de ateş  ediyordu. Sivil jandarma ekipleri ikisini de yakalayıp savcıya  götürüldü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Savcılık, para cezalarını geçen yıl çıkan  Kabahatler Kanunu’nun 23. Maddesi’ne dayandırdı. Bu madde Cumhuriyet Savcısı’na,  kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım  kararı vermeye yetkisi tanıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;(2 Eylül 2006 Cumartesi)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Vergi oyunu kredi kartıyla  bozuldu&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yüzde 89`u tepkisiz&lt;br /&gt;Arıoğlu, 2005`e  ilişkin incelemeler sonucunda 22 bin 166 mükellefin beyanı ile harcamasının  uyumsuz olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Mektup göndererek uyardıkları bu  mükelleflerden 19 bin 465`inin hiçbir tepki vermediğini anlatan Arıoğlu, şöyle  konuştu:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;`Mükelleflerin yüzde 89`u tepki vermedi.  Bunları takip etmeye devam edeceğiz. Bize gelmeyenlere biz gidip, `İzah et.  Neden eksik bu beyan` diyoruz. Eksik ödenen vergi 2.2 milyar YTL. Mükelleflerden  bazıları da pişmanlıktan yararlanarak eksik beyanını değiştirdi. Bu kapsamda 150  milyon YTL vergi geliri elde edildi.`&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Semte göre standart kazanç&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bu arada Maliye bürokratları, yeni Gelir  Vergisi Kanunu`nu için çalışıyor. Bir ay içinde hazırlanacak taslakta yer alması  beklenen bazı düzenlemeler şöyle:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Doktor, veteriner, dershane, spor ve  güzellik salonları başta olmak üzere eksik vergi beyanında bulunan sektörler  mercek altına alınacak. Sokak sokak dolaşılarak yeni iş yerleri tespit edilecek.  Vergi kaçağını önlemek için `standart kazanç` uygulmasına gidilecek. Meslek  gruplarının beyan ettiği vergiyle karşılaştırılacak olan stardart kazanç, her  bölge için farklı olacak. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Gelir Vergisi'nde köklü  revizyon&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;  Yeni düzenlemeyle gönülden kopanın değil,  gerçekte olanın vergisinin verilmesi hedefleniyor&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye Bakanlığı, gelir vergisinde köklü bir  revizyona hazırlanıyor. Vergi dairelerini sokağa çıkaracak yeni düzenlemeler ile  vergi kaçıranlara yönelik 'geçim bildirimi' devreye sokuluyor. Edinilen bilgiye  göre, Vergi Konseyi'nin 'Gelir Vergisi Sisteminin Yeniden Oluşturulması  Çalışmalarına İlişkin Ara Raporu'nun ardından, Maliye Bakanlığı bürokratları,  yeni Gelir Vergisi Kanunu'nun yazımı için kolları sıvadı. Gelir İdaresi  Başkanlığı ile Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü'nce ortaklaşa yürütülen yazım  çalışmasında, Vergi Konseyi'nin Ara Raporu'ndan da yararlanılıyor. Yetkililer,  IMF'ye bu yıl içinde yasalaşması taahhüt edilen yeni Gelir Vergisi Kanunu'na  ilişkin taslağın, 1 ay içinde hazırlanarak, Ekim ayı içinde Başbakanlığa sevk  edilmesinin planlandığını bildirdiler. Yetkililer, taslağın 2007 bütçesinden  önce TBMM'de yasalaşmasının öngörüldüğünü de ifade ettiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Geçim Bildirim Formu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye Bakanlığı'nda yazımına başlanan yeni  taslakta yer verilen bazı düzenlemeler şöyle:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vergi dairelerine yeni görev: Maliye  bürokratlarının 'Vergi daireleri sokağa iniyor' dediği yeni sistem ile her vergi  dairesi, ticaret odaları, belediyeler ve ilgili meslek kuruluşları ile birlikte,  kendi bölgesindeki çeşitli meslekler için standart kazanç tespitinde bulunacak.  Vergi dairelerinin, kendi bölgelerine ilişkin standart kazanç listeleri, daha  sonra merkezde tek liste haline getirilecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Geçim bildirimi verilecek: Vergi daireleri,  standart kazancın altında beyanda bulunanlardan Geçim Bildirimi Formu'nu  doldurmalarını isteyecek. Mükellefin ev, yazlık, taşıt gibi sahip olduğu mal  varlıkları ile gelir ve harcamalarını gösterecek Geçim Bildirimi Formu,  sözkonusu kişinin beyan ettiği gelir ile yaşayıp, yaşayamayacağını da ortaya  koyacak. Geçim Bildirimi Formu'nun ilgili vergi dairesince değerlendirilmesinin  ardından beyan edilen gelir ile bildirimi arasında tutarsızlık bulunanlar, hemen  incelemeye sevk edilecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vergi daireleri, yeni sistemde, sürekli  olarak sokak taraması da yapacak. Bu şekilde vergi dairesinin kendi bölgesinde  açılan yeni işyerlerinin mükellefiyet tesis ettirip ettirmedikleri anlaşılacak.  Maliye Bakanlığı yetkilileri, yeni kanunda vergi dairelerine yeni görevler  verileceğini belirterek, 'Vergi dairelerindeki personelin dörtte biri, eski  dosyaların tasfiyesi ile uğraşacak. Dörtte üçü ise bundan sonra vergi kayıp ve  kaçağının azaltılmasına dönük sokak çalışması yapacak' dediler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vergi iadesi kalkıyor&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İşçi ve memurların gider indirimi olarak  adlandırılan vergi iadesi kalkacak. Bunun yerine, çalışanların eş ve  çocuklarının durumlarını da dikkate alan özel indirim uygulamaya girecek. Maliye  Bakanlığı yetkilileri, özel indirimle ücretlilere yapılacak katkının, vergi  iadesi ile sağlanan getirinin altında olmayacağını bildirdiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Gerçek vergi ödenecek&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yetkİlİler, büyük yatırımcıya yönelik özel  teşviklere de, yeni düzenlemede yer vermeyeceklerini ifade ettiler. Hayat  standardı ve nereden buldun müessesesinin kaldırılmasının ardından gelir  vergisinde hiçbir güvenlik sistemi kalmadığını belirten Maliye yetkilileri, şu  değerlendirmede bulundular: 'Günümüzde mükellefler, gönüllerinden ne koparsa  onun vergisini veriyor. Gelir vergisinde mesleklere göre ortalama kazançlar da  bunu gözler önüne seriyor. Birçok meslek grubunda, beyan edilen ortalama kazanç,  asgari ücretin bile altında kalıyor. Biz, yeni düzenleme ile gönülden ne koparsa  değil, gerçekte ne ise onun vergisinin verilmesini hedefliyoruz. Taslakta da  buna yönelik hükümlere yer vereceğiz. vergi dairelerini de bu çerçevede daha  farklı bir işleve kavuşturacağız. Yeni kanun ile birlikte vergi daireleri, çok  daha aktif hale gelecek ve sürekli vatandaşın arasında  bulunacak.'&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Buyrukçu, bakanlığa son dersini  verdi&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Geçtiğimiz hafta yitirdiğimiz edebiyatçı  Muzaffer Buyrukçu'nun son döneminde yaşadığı kötü olay Kültür ve Turizm  Bakanlığı'na ders oldu. Bakanlık, Buyrukçu'nun tekerlekli sandalye ve tedavisi  için maddi yardım talebine&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;'yönetmeliğimiz sinema sanatçıları dışındaki  kişileri kapsamamakta' denilerek olumsuz yanıt vermişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Buyrukçu'nun ölümünün ardından olayın basına  yansıması üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı, yasal değişiklik yapmaya karar  verdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen, 'Bir edebiyat  profesörü olarak Buyrukçu'ya yardım edemediğimiz için çok üzgünüm' diyerek,  mevzuatın bir an önce değiştirileceğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;BİRAZ GEÇ OLDU AMA&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Müsteşar İsen, Buyrukçu ile ilgili olarak  yakınları aracılığı ile kendilerine bir yardım talebi geldiğini doğrulayarak,  şöyle dedi: 'Ancak 'tekerlekli sandalye istiyoruz' diyerek somut bir başvuru  olmadı. 5224 sayılı kanunda 'Bakanlık, sinema sektörü çalışanlarını doğrudan  destekleyebilir' hükmü nedeniyle sadece sinema çalışanları desteklenmekte. Bu  nedenle onun yardım talebinin karşılanması mümkün olmadı. Meclis açılır açılmaz  bir yasa değişikliğine gideceğiz. Hükümü, edebiyatçıları da içerecek şekilde  genişleteceğiz.'&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Volkan YANARDAĞ / ANKARA&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Cinsel tacize üst sınırdan 15 yıl  hapis&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TÜRKER KARAPINAR Ankara&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Öğrencisi E.Ü.`ye (12) makam odasında  tacizde bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan eski Etimesgut İlçe Milli Eğitim  Müdürü Dursun Yılmaz, 15 yıl hapse mahkum edildi. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi`nde  görülen davanın karar duruşmasına, Aralık 2005`ten bu yana tutuklu yargılanan  Yılmaz katıldı. Yılmaz, `Bana yapılan bir komplodur, iftiradır` dedi. Yargıtay  kararı onarsa, Yılmaz 8 yıl 3 ay daha cezaevinde kalacak. var&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ankara Etimesgut Milli Eğitim Müdür  Yardımcısı Dursun Yılmaz, arkadaşının derslerine yardımcı olduğu 12 yaşındaki  kızı E.Ü.’ye elle tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılandığı mahkemece 15 yıl  hapse mahkum oldu&lt;br /&gt;Mahkeme, sanığın işlediği suç nedeniyle mağdurenin beden ve  ruh sağlığının bozulduğunu dikkate alarak, verilen cezada indirime gitmedi.  Yargıtay’ın da kararı onaması durumunda Yılmaz 8 yıl 3 ay cezaevinde  kalacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Kazayla vatandaşı vurmak polisin  görev yetkisini aşar`&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yargıtay, dur ihtarına uymayan oto hırsızına  ateş açarken üniversiteli genci vuran polis memuru hakkında verilen `beraat`  kararını bozdu&lt;br /&gt;Yargıtay, dur ihtarına uymayan oto hırsızına ateş açarken  üniversiteli genci vuran polis memuru hakkında verilen `beraat` kararını  bozdu01.09.2006İstanbul Merter`de, 7 yıl önce `dur` ihtarına uymayan oto  hırsızına ateş açan polis Yakup Kayhan, yoldan geçen üniversite öğrencisi Nail  Çaylıkoca`nın ölümüne neden oldu. Halen görevde olan Kayhan hakkında `kasten  adam öldürmek`ten 24 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Hiç tutuklanmadan 5 yıl  Bakırköy 3`üncü Ağır Ceza Mahkemesi`nde yargılanan sanık, suçu `meşru müdafa`  sınırlarında işlediği gerekçesiyle, 2 yıl önce beraat etti. Dosyayı inceleyen  Yargıtay 1`inci Ceza Dairesi, Kayhan`ın yere değil, karşı istikamete doğru ateş  ettiğinin, polise karşı aktif bir direnme ve saldırının olmadığı bir ortamda  ateş edilmesinin bir gerekçesi olmadığının altını çizerek verilen beraat  kararını esastan bozdu. Ceza Dairesi, bu şartlar altında gerçekleşen ölüm  olayında, sanık polisin `kastı aşan adam öldürme` suçunu işlediğini belirterek,  ceza verilmesini talep etti. Yargılamanın yeniden yapılacağı yerel mahkeme,  Yargıtay`ın bozma kararına uyarsa, sanık polise 8 yıl hapis cezası verilebilir.  Haber: Perihan YILDIZ &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;strong&gt;&lt;u&gt;Randevulu  Sapık&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; İzmir'de hunharca öldürülen Diş Hekimi  Gökşin cinayetinin ardından yine 'af hikayesi' çıktı. Katil, yine bir diş  hekimine tecavüzden hükümlüyken afla çıkan Alpaslan Efe Eşrefpaşa semtindeki  muayenehanesinde öldürülmüş olarak bulunan Diş Hekimi Zekiye Gökşin (40)  cinayetinin katil zanlısı olarak önceki akşam iki kişi gözaltına alındı.  Zanlılardan Alpaslan Efe'nin Gökşin'den 'diş temizletmek' için randevu alıp,  işyerine giderek cinayeti işlediği belirlendi. Efe'nin suç ortağı Taner Kaya'nın  sabıka dosyası oldukça kabarık çıktı. Gökşin'in tecavüz edilip öldürülmesinden  sonra polis zanlıların peşine düştü. Gökşin'in çalınan bankamatik kartının  kullanmaya çalışıldığı ATM görüntülerinden saptanınca polis, araştırmasını  derinleştirdi. Gökşin'i öldürmek ve tecavüz etmek suçundan gözaltına alınan  Alpaslan Efe (40) sorgulandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;AVUKAT VE DOKTORLAR HEDEF&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yapılan incelemede Alpaslan Efe'nin 1995'te  bir diş hekimine tecavüz edip, paralarını gasp ettiği ve bu suçtan cezaevine  girdiği anlaşıldı. Daha önceki pek çok olayda olduğu gibi Efe'nin de kamuoyunda  'Rahşan Affı' olarak bilinen 'Şartlı Salıverilme Yasası'ndaki indirim hakkında  faydalanarak 2005 yılında tahliye edildiği ortaya çıktı. Alpaslan Efe'nin  cezaevinden çıkmasından hemen sonra yeniden suç işlemeyi sürdürdüğü ve Gökşin  dışında yine iki kadın diş hekimi ile iki kadın avukattan her seferinde aynı  şekilde randevu alıp tecavüz ve gasp suçunu işlediği saptandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Efe, Gökşin'den 'dişlerini temizletme'  bahanesiyle randevu alıp, işyerine gitmiş. Efe sorgusunda tecavüz ve cinayet  suçunu kabul ederken, Gökşin'i paniğe kapılarak öldürdüğünü iddia etti.  Mahkemeye çıkarılan Alpaslan Efe, arkadaşı Taner Kaya ve M.T.,  tutuklandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kızımın kanı yerde kalmadı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;KIZININ katillerinin yakalanmasıyla acısının  biraz olsun hafiflediğini söyleyen baba Yaşar Gökşin, 'Cinayetten 4 gün sonra  polisler kızımın katilini belirledi. Bana katillerin resmini gösterdiler. Ancak  güvenlik için açıklama yapmadım. Polisin uyarısıyla karıma ve kızıma bile  söylemedim' dedi. Polisin cinayeti çözmek için çok sıkı çalıştığını söyleyen  baba Gökşin şöyle dedi: 'Cinayetin hemen ardından oluşturulan özel ekipler,  katilleri kısa sürede yakaladı. Kızımı öldürerek bizim canımızı yakan katillere  Adaletin de en ağır cezayı vereceğine inanıyorum. Kızımın kanını yerde  bırakmayan polis teşkilatına teşekkür ediyorum' diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kadın avukat zor kurtuldu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;GÖKŞİN cinayetinin ardından parasız kalan  Alpaslan Efe'nin son hedefi ise kadın Avukat A.A. oldu. Üç gün önce 'icra takibi  yapmak istiyoruz' diyerek avukatın bürosuna gelen Efe, avukatı bıçakla tehdit  ederek tecavüz ve gaspa yeltendi. Ancak kadın avukatın bağırması üzerine Efe  kaçtı. Kadın avukat ise dün polise giderek şikayetini bir kez daha  yineledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Işıl ÖZTÜRK / İZMİR&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Şiddete uğrayan çocuklara şefkat  eli&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu  Genel Müdürü İsmail Barış, "Şiddete ve istismara maruz kalan çocuklar için ilk  alternatifimiz koruyucu bir ailenin yanına verilmesidir. Bu gerçekleşmediği  zaman, çocuklarımızı yurt ve yuvalarımızda barındırırız" dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;ANKARA&lt;br /&gt;Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme  Kurumu (SHÇEK) Genel Müdürü İsmail Barış, şiddet ve istismara maruz bırakılan  çocuklarla ilgili ilk alternatiflerinin çocuğun koruyucu bir ailenin yanına  verilmesi olduğunu belirterek, ''Bu gerçekleşmediği zaman, çocuklarımızı yurt ve  yuvalarımızda barındıracağız'' dedi.&lt;br /&gt;İsmail Barış, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, aile eğitiminin, eğitim çağından ve anne-baba eğitiminden  başlayarak, toplumun bütün kesimleri için geçerli olması gerektiğini  kaydetti.&lt;br /&gt;Aile eğitimi konusunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Silahlı  Kuvvetleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere bazı kurum ve  kuruluşların çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Barış, SHÇEK'in bünyesinde de  bu alana ilişkin çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. İsmail Barış, ''Toplum  Merkezleri ve Aile Danışma Merkezlerinde, hem kurum olarak, hem de sivil toplum  kuruluşları ile iş birliği halinde, anne-baba eğitimi uygulamaları, kursları ve  seminerlerimiz var'' diye konuştu.&lt;br /&gt;İstanbul'da 5 yaşındaki bir erkek çocuğun,  öz annesi ve babası tarafından hiperaktif olduğu gerekçesiyle elleri arkadan  bağlanarak bir odaya hapsedilmesinin ardından, savcılık kararıyla tekrar aileye  verilmesinin, münferit bir olay olduğunu belirten Barış, şunları  kaydetti:&lt;br /&gt;''Esas itibariyle mahkemenin, hakimin, karar yetkisi bağımsızdır.  Mahkeme, çocukla ve aileyle ilgili net bir karara ulaşıncaya kadar çocuğun, en  doğal yetişme yeri olan ailenin yanında kalmasını arzu eder. Dolayısıyla birinci  öncelik, çocuğun kendi ailesi yanında korunmasıdır. Esas hedefimiz de zaten  sosyal hizmet olarak budur. Ancak hakim böyle bir karar verebilir. Savcılığın  vermiş olduğu karar bu olayda belki münferit bir olaydır. Yoksa genelde  mahkemelerin vermiş olduğu kararlar, eğer çocuğa karşı bir istismar ve şiddet  uygulaması söz konusuysa, mutlaka kendi öz ailesinin yanında değil, başka  alternatif tedbirlerle çocuğun korunması yönündedir. Bu çok münferit bir olay, o  da hakimin takdirinde olan bir olay.''&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; TRT'ci Akıllıoğlu'na ağır  suçlama&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; &lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TRT eski Genel Müdür  Yardımcılarından Serpil Akıllıoğlu ile oğlu Kerem Akıllıoğlu'nun da aralarında  bulunduğu 10 kişi, çocuk pornosu bulundurmaktan gözaltına alındı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TRT eski  Genel Müdür Yardımcılarından Serpil Akıllıoğlu ile oğlu Kerem Akıllıoğlu'nun da  aralarında bulunduğu 10 kişi, İspanya ve Alman polisinin yaptığı ihbar üzerine,  bilgisayarlarında çocuk pornosu içeren görüntüler bulundurdukları gerekçesiyle  gözaltına alındı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Çocuk programları yapımcısı ve çocuk  oyunları yazarlığı da yapan Serpil Akıllıoğlu'nun, kariyerinin bir anda  sıfırlanacağı endişesiyle çok korktuğu ve ilk fırsatta tedavi olmak istediğini  söylediği öğrenildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İspanya ve Almanya polisi, yaptıkları  kontrollerde çocuk pornosu içerikli birçok görüntünün bilgisayar ortamında  internetten indirildiğini tespit etti. Bunun üzerine yapılan incelemelerde,  görüntüleri indiren bilgisayarların IP numaralarının Türkiye'ye ait olduğu  belirlendi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Elde edilen IP numaralarının Türk polisine  bildirilmesi üzerine İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro  Amirliği'ne bağlı dedektifler, önce numaraların hangi adrese ait olduğunu  belirledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Daha sonra alınan mahkeme kararı ile tespit  edilen adreslere operasyon düzenlendi. IP numaraların ait olduğu belirlenen 16  masa üstü ve 4 dizüstü bilgisayara el konularak gece boyunca konunun uzmanı olan  polis memurları tarafından incelemeye alındı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;ÇOCUK PROGRAMLARI YAPIMCISIYDI&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İncelemede, 8 masaüstü bilgisayarda çocuk  tecavüzü ve 2 yaşına kadar çocukların yer aldığı porno içerikli birçok  görüntünün yer aldığı tespit edildi. Bilgisayarların sahibi olduğu ileri sürülen  10 kişi gözaltına alındı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Gözaltına alınan kişiler arasında TRT eski  Genel Müdürü olan çocuk programları yapımcısı ve çocuk oyunları yazarı 61  yaşındaki Serpil Akıllıoğlu ile 32 yaşındaki grafik tasarımcısı oğlu Kerem  Akıllıoğlu'nun da yer alması hayretle karşılandı. 51 yaşındaki matbaacı Ali Bal  ve 55 yaşındaki Yüksek Makina Mühendisi Aramazt Berberyan'ın da aralarında  bulunduğu toplam 10 kişi, sorguları yapılmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü'ne  götürüldü. Sorguları tamamlanan zanlılar, adliyeye sevk edildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Gözaltında bu görüntüleri internet  ortamından indirdiklerini kabul ettikleri ancak suç olduğunu bilmediklerini  söyledikleri öğrenildi. Pişman olduklarını belirten zanlıların, tedavi olmak  istediklerini söyledikleri ileri sürüldü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Zanlıların suçlu bulunmaları halinde Türk  Ceza Kanunu'nun 226/c maddesi uyarınca 10 yıla kadar hapis cezası ve 500 bin  YTL'ye kadar para cezasına çarptırılabilecekler. İlgili TCK içeriği ise şöyle;  "Müstehcen görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları  kullanan kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 500 bin YTL'ye kadar adli para  cezasıyla cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, satışa arzeden, satan,  nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran, başkalarının kullanımına süren kişi  2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 500 bin YTL adli para cezasıyla  cezalandırılır."&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TRT ÇALIŞANI SERPİL AKILLIOĞLU MAHKEMEYE  ÇIKARILMADAN SERBEST BIRAKILDI&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sarıyer Adliyesi'ne sevkedilen Serpil  Akıllıoğlu, mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakıldı. Basın mensuplarına  açıklama yapan Akıllıoğlu, "Suçlama benimle ilgili değil, grafiker oğlum Kerem  bu sitelere girmiş. Pek çok site kendine açılıyor ve sizin haberiniz olmadan  bilgisayarınıza bir şeyler ekliyor." dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Oğlu Kerem Akıllıoğlu'nun ifadesinde söz  konusu siteye merak ettiği için girdiğini ancak içeriğini görünce kapattığını ve  hiç birşey kaydetmediğini söylediği öğrenildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bakırköy Adliyesi'ne sevkedilen Ali Bal ile  Aramazt Berberyan da hakim karşısına çıkmadan savcı tarafından sorgulandıktan  sonra serbest bırakıldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;ÇOCUK PORNOSUNUN TCK'DAKİ YERİ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Türk Ceza Kanunu'nun 226/c maddesi uyarınca  çocuk pornosu suçluları 10 yıla kadar hapis cezası ve 500 bin YTL'ye kadar para  cezasına çarptırılabiliyor. İlgili TCK içeriği ise şöyle; "Müstehcen görüntü,  yazı ve sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, 5 yıldan 10  yıla kadar hapis ve 500 bin YTL'ye kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu  ürünleri ülkeye sokan, satışa arzeden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden,  bulunduran, başkalarının kullanımına süren kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve  500 bin YTL adli para cezasıyla cezalandırılır."&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;CİHAN&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;strong&gt;&lt;u&gt;Çocuk pornografisinde 10  gözaltı&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’da  çocuk pornografisine yönelik düzenlenen operasyonda, 10 kişi gözaltına  alındı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;NTV&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İSTANBUL - İspanya ve Almanya’da çocuk  pornografisi içerikli internet siteleri üzerinde yapılan inceleme sırasında,  Türkiye’den de bazı bilgisayarların IP numaraları belirlendi ve Türk polisine  bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İstanbul’da 16 masaüstü ve 4 dizüstü  bilgisayarı incelemeye alan Asayiş Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği  ekipleri, bunlardan 8’inde çocuk porno görüntüleri belirledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bunun üzerine, aralarında S.A. ile oğlunun  da bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. S.A. ve oğlu ile diğer 2 şüpheli adliyeye  sevk edildiler. Diğer 6 şüpheli ise emniyette ifadeleri alındıktan sonra serbest  bırakıldılar. Konuyla ilgili soruşturmanın Çocuk Şube Müdürlüğü ile birlikte  sürdürüldüğü kaydedildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;İzmir'in boyalı kapkaççısı  yakalandı&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İzmir'de, yüzüne boya attığı kadının  çantasını almak istediği öne sürülen zanlı yakalandı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Alsancak Semti'nde devriye gezen Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Huzur  Timleri, hırsızlık yaptığı iddiasıyla aranan A.Y'yi (28) yakaladı. Alsancak  Karakoluna götürülen A.Y'nin, 2 gün önce bu semtte Sevim Çamurcu'nun yüzüne boya  atarak, çantasını almak isteyen kişinin eşgaline uyduğu görüldü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bunun üzerine karakola çağrılan Çamurcu,  A.Y. ile yüzleştirildi. Çamurcu, yüzüne boya atan kişinin A.Y. olduğunu iddia  etti.&lt;br /&gt;AA muhabirinin görüştüğü Sevim Çamurcu (38), Alsancak Semtinde  çalıştığı işyerinin kapısını açarken yanına yaklaşan bir kişinin yüzüne boya  attığını söyleyerek, olayı şöyle anlattı:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;''Yüzüme boya atınca ben bağırdım. Paniğe  kapılarak çantamı alamadan kaçtı. Yüzüme attığı boya değil, kezzap veya yanıcı  bir madde de olabilirdi. Olayın şokunu uzun süre üzerimden atamadım. Psikolojik  olarak, içimde bir korku oluştu. Hala yolda yürürken arkamdan gelen kişilere  dönüp bakıyorum ve kapkaççı korkusu yaşıyorum.'' A.Y'nin, işlemleri  tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edileceği bildirildi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Papağan'lı çeteden 80 bin  YTL'lik soygun&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İSTANBUL'da papağan adını verdikleri 5  santimlik cihazla banka ATM'lerinden 80 bin YTL'lik vurgun yapan şebeke  çöketildi. Biri kadın 5 kişilik çetenin düzeneği sadece 5 saniye içinde  kurdukları ortaya çıktı. Bazı banka müşterileri bilgileri dışında hesaplarından  para çekildiğini farkederek Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne şikayette  bulunması üzerine harekete geçen polis, 80 bin YTL'lik bir vurgunu ortaya  çıkardı. Yapılan araştırma sonucundan scimmer adı verilen kopyalama cihazıyla  düzenek kurulup ATM'ler üzerinden hesaplardan paraların aktarıldığını  belirledi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Evlere yapılan baskında Tuncay K., Elena S.  ve Gökhan Ş., Mustafa Ö., Ahmet Ş. gözaltına alındı. Baskında 1 adet ATM kart  giriş yuvasına monte edilen scimmer cihazı, 1 adet ATM klavyesinin üzerine monte  edilen klavye düzeneği, bilgisayar ve 115 adet bankamatik kartı ele geçti.  Şebeke üyeleri adliyeye sevk edildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Devrim TOSUNOĞLU&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Bayrak indiren 2 kişiye  gözaltı&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, bir okulun  bahçesindeki Atatürk büstünü taşladığı ve direkteki Türk bayrağını indirdikleri  iddiasıyla 2 kişi gözaltına alındı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kilise Sokak’taki Denizcilik Lisesi’nin  bahçesinde şüpheli kişilerin olduğu ihbarını alan ekipler, bahçede saklanan T.K.  ile M.T.’yi, Atatürk &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;büstünü taşladığı ve göndere çekilmiş Türk  bayrağını direkten indirdikleri iddiasıyla gözaltına aldı. Zonguldak, Cihan  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Polis sahtecilere göz  açtırmıyor&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;İstanbul’da  düzenlenen operasyonda, sürücü belgesi, nüfus cüzdanı, polis kartı, öğrenci  kimliği, orduevi giriş kartı ve diploma basan bir şebeke çökertildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;NTV&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İSTANBUL - İstihbarat ve Mali Şube Müdürlüğü  ekipleri, çeşitli kurum ve kuruluşlar adına sahte belge düzenleyen bir şebekeye  yönelik çalışma başlattı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Zeytinburnu ve Bakırköy’de belirlenen  adreslere yönelik olarak düzenlenen eşzamanlı operasyonlarda 5 kişi gözaltına  alındı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Belge başına 100 ila bin dolar aldıkları  belirlenen şebeke üyelerinin, işyerlerinde yapılan aramalarda, basımı  tamamlanmış boş diplomalar, sürücü belgeleri, trafik tescil belgesi, nüfus  cüzdanları, emekli polis tanıtım kartı, orduevi giriş belgesi ve 1 ruhsatsız  tabanca ele geçirildi. Hırsızlık ve sahtecilik suçlarından sabıkaları bulunan 5  kişi sevk edildikleri mahkemede tutuklandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Küçük Azad'ı üvey annesi mi  öldürdü?&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Batman'da 3 yaşındaki Azad Baylan'ın ölümüne  neden olduğu iddia edilen üvey anne ve çocuğun babası gözaltına alındı. Emine  Baylan (25), Azad'ın damdan düşerek ağır yaralandığını söyledi ancak doktorlar  Azad'ın vücudunda darp ve yanık izlerine rastladı. Talihsiz çocuğun üvey annesi,  sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanırken, Azad'ın cesedi Adli Tıp  Kurumu'na gönderildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ömer GÜVENÇ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Gözü dönmüş gaspçılar genci  sırtından vurdu&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;iSTANBUL’DA  gaspçı dehşeti sürüyor. Önceki gece Bağcılar’daki halı saha maçından dönen  konfeksiyon işçisi Fatih Ayhan (25) Mahmutbey Caddesi üzerinde önünü kesen iki  kişiden kaçmak istedi. Gözü dönmüş gaspçılardan biri ateş etti. Kurşunların  isabet ettiği talihsiz genç kanlar içinde yere yığıldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ayhan, önce Özel Medical Hospital’e, oradan  da Çapa Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. Ancak tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.  Polis, aynı gece 3 kişiyi daha gasp ettikleri öğrenilen saldırganları yakalamak  için çalışma başlattı. 1.5 yıllık evli olan Ayhan’ın 2 ay sonra baba olmaya  hazırlandığı öğrenildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;METE YILMAZ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;02.09.2006 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Askerlik borçlanması deyip  geçmeyin&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Halen yürürlükte bulunan sosyal güvenlik  sistemimiz, hizmet borçlanmalarına ciddi anlamda sınırlamalar getirmiştir. Halk  içinde en yaygın olarak bilinenler “askerlik borçlanması” ve yurt dışında  bulunan vatandaşlarımız için “yurt dışı hizmet borçlanması”dır. Bunun dışında  istisnai olarak Emekli Sandığına yapılan hizmet borçlanmaları  vardır.&lt;br /&gt;Bilindiği gibi, sosyal güvenlik sistemimizi reforme eden 5510 sayılı  kanun TBMM’de kabul edildi ve maddelerinin çok büyük bir kısmı 1 Ocak 2007  tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Söz konusu kanunun önemli yönlerinden  birisi de hizmet borçlanmaları; bu arada askerlik borçlanması sisteminde yapılan  değişiklik olacaktır.&lt;br /&gt;? Borçlanma yapılacak süreler&lt;br /&gt;5510 sayılı Sosyal  Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 41’inci maddesi ile sigortalıların  borçlanma yapabilecekleri süreler şu şekilde belirtilmiştir.&lt;br /&gt;a) Kanunları  gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri,&lt;br /&gt;b) Er veya erbaş  olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,&lt;br /&gt;c) 4’üncü  maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına  göre aylıksız izin süreleri,&lt;br /&gt;d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya  tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora  veya uzmanlık öğrenim süreleri,&lt;br /&gt;e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını  yapanların normal staj süreleri,&lt;br /&gt;f) Sigortalı iken herhangi bir suçtan  tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin  tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,&lt;br /&gt;g) Grev ve lokavtta geçen  süreleri ve Kurumca kabul edilecek sektörel veya genel ekonomik kriz  dönemlerinde işvereni tarafından ücretsiz izinli sayılanların, her yıl için 3  ayı geçmemek üzere bu süreleri,&lt;br /&gt;h) Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen  süreleri,&lt;br /&gt;ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa  ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta  geçirdikleri süreleri,&lt;br /&gt;Sigortalılar ile bunların hak sahipleri  borçlanabileceklerdir. Borçlanma yapılacak sürelerden sadece askerlik  borçlanmasını ele alıp diğerlerini gelecek haftalara bırakalım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yılbaşına bırakmayın&lt;br /&gt;Mevcut duruma göre  Sosyal Sigortalar Kurumuna, Bağ-Kur’a ve Emekli Sandığı’na askerlik borçlanması  yapılmaktadır. Emekli Sandığının kendine özgü borçlanma yöntemi olmakla  birlikte, askerlik borçlanması yapmak isteyen kamu çalışanları bulundukları  derece ve kademe üzerinden aylıklarından kesinti yapılarak borçları  ödenmektedir.&lt;br /&gt;Bağ-Kur sigortalıları ise, borçlanma primleri sigortalının  talep tarihinde bulunduğu basamağın prim tutarları üzerinden hesaplanır. Borç  tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödenir. Borçlanma primleri süresi  içinde ve tam olarak ödenmezse borçlanma geçersiz sayılır. Borçlandırılan süre,  sadece sigortalılık süresi olarak değerlendirilir, aylık bağlamaya esas ortalama  gelir tutarının hesabında dikkate alınmaz.&lt;br /&gt;SSK’ya borçlanma sisteminde ödenen  aylık prim miktarı asgari ücretin yüzde 20’si olarak hesaplanmaktadır. Örneğin;  20 ay askerlik borçlanması yapacak olan bir sigortalı 531 x %20= 106.2 YTL aylık  20 ay x 106.20 = 2.044.00 YTL toplam askerlik borçlanması ödeyecektir.&lt;br /&gt;SSK  askerlik borçlanmasında da borç tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde  defaten veya taksitler halinde ödenir. SSK’ya kısmi borçlanma yani askerlik  süresinin tamamı değil de bir kısmı borçlanılabilir. Bağ-Kur’da ise kısmi  borçlanma yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Nasıl belirlenecek?&lt;br /&gt;Sosyal Sigortalar ve  Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren askerlik  borçlanma sistemi tamamen değişiyor. Buna göre borç hesabı sigortalılar ile  bunların hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde geçerli  olan prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere,  kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak  primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile  borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.&lt;br /&gt;Kanunun  bu açıklamasını rakamlara dökersek durum daha iyi anlaşılacaktır. Yılbaşında  yürürlüğe konacak asgari ücretin ne olacağını bilemediğimiz için bugün geçerli  olan asgari ücret ve buna bağlı prime esas günlük alt ve üst sınırları dikkate  alarak askerlik borçlanması hesabı yapalım.&lt;br /&gt;Bugün için asgari ücret 531  YTL’dir. Yani prime esas kazancın alt sınırın aylık miktarı 531 YTL’dir. Kanun  gereği olarak prime esas kazancın aylık üst sınırı ise 531 x 6.5 =3.451.50 YTL  olmaktadır.&lt;br /&gt;Askerlik borçlanması yapacak olan sigortalı aylık 531YTL ile  3.451.50 YTL arasında bir kazancı seçip bunun yüzde 32’si oranında prim  ödeyecektir. Sigorta primine esas kazancın alt sınırından askerlik borçlanması  yapmak isteyen bir sigortalının 20 ay askerlik süresi için ödemek zorunda olduğu  toplam prim miktarını hesaplayalım;&lt;br /&gt;531 x %32 =169.92 YTL aylık ve 169,92 x  20 =3.398,40 YTL toplam olarak askerlik borçlanma primi ödemek zorunda  kalacaktır.&lt;br /&gt;Yukarıda yaptığımız hesaplama ile karşılaştıracak olursak 20 ay  askerlik yapan ve bu sürenin tamamını asgari düzeyden borçlanmak isteyen bir  sigortalı yılbaşından sonraya kalırsa yaklaşık 1.300 YTL daha fazla ödeme yapmak  zorunda kalacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ödeme süresi kısalıyor&lt;br /&gt;Son olarak  hesaplana borcun ödeme süresinde yapılan değişikliğe dikkatlerinizi çekmek  istiyorum. Gerçekten, gerek Bağ-Kur’a ve gerekse SSK’ya yapılan askerlik  borçlanmalarında borcu ödem süresi altı ay olarak belirlenmiştir.&lt;br /&gt;Ancak, 5510  sayılı yasanın 1 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe girecek olan 41’inci maddesi ile  askerlik borçlanmasında borç tebliğ edildikten sonra bir ay içinde ödenmesi  zorunlu hale gelecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Cerrah'a inceleme veya soruşturma  yok&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Cerrah'a inceleme veya soruşturma  yok&lt;br /&gt;Emniyet, polisin 30 Ağustos'taki törende linç girişimine uğrayan dört  genci kurtardığını iddia etti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;RADİKAL - ANKARA - Emniyet Genel Müdürlüğü  Sözcüsü İsmail Çalışkan, Lübnan'a asker gönderilmesini protesto eden dört  üniversite öğrencisine yönelik linç girişimini 'güzel ve haklı bir tepki' olarak  değerlendiren İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında inceleme ya da  soruşturma başlatılmadığını açıkladı.&lt;br /&gt;Çalışkan dünkü haftalık basın  toplantısında, Cerrah'la ilgili soruları "Düşüncelerini yanlış ifade ettiğini  sanıyorum" diye yanıtlarken İstanbul polisine de sahip çıktı: "Polisin linç  girişimine karşı tutumu daha önemli. Polis, linç edilmek istenen gençleri  vatandaşın elinden kurtardı. Hastaneye götürdü ve tedavisini yaptırdı. 'Polis  tahrik etti' diye haberler çıktı. Polis tahrik etseydi vatandaşın elinden  kurtarmazdı."&lt;br /&gt;Zafer Bayramı töreninde pankart açtıkları için linç edilmek  istenen Musa Seçkin, Nihat Muğurtay ve Hakan Demir ile Çağdaş Hukukçular  Derneği, Cerrah hakkında suç duyurusunda bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Suç makinesi  kaçırıldı&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;G.A.'nın ailesince suça yönlendirildiği  belirlenmişti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;DHA - İZMİR - Hırsızlık suçundan defalarca  yakalandıktan sonra mahkeme kararıyla tedbiren İzmir'de Buca Şehit Asteğmen Adem  Dertsiz Çocuk Yuvası'na konulan sekiz yaşındaki G.A. yuvadan kaçırıldı.&lt;br /&gt;Son  olarak İzmir'de bir düğün salonunda hırsızlık yaparken yakalanan G.A., Buca İlçe  Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği'nde yaşı küçük olduğu için ailesine teslim  edildi. Daha sonra yapılan soruşturmada, küçük kızın ailesi tarafından suça  özendirildiği saptandı.&lt;br /&gt;Polisin başvurusuyla Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü  de, aileyi incelemeye aldı. İnceleme sonunda, İzmir Çocuk Ağır CezaMahkemesi  G.A.'nın ailesinden alınmasına karar verdi ve anne ve babası hakkında 'suça  teşvik' suçundan dava açıldı. G.A., üç ay önce tedbiren Sosyal Hizmetler ve  Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı Buca Şehit Asteğmen Adem Dertsiz Çocuk Yuvası'na  konuldu. Önceki gün sözü edilen yuvaya giden ve G.A.'nın ablası olduğunu  söyleyen bir kadınla iki erkek zorla içeri girdi.&lt;br /&gt;Bu sırada yanlarına doğru  koşan G.A.'yı, geldikleri otomobile bindiren üç kişi kısa sürede izlerini  kaybettirdi. Polisin yaptığı araştırmada otomobilin çalıntı olduğu belirledi.  Güvenlik güçleri, küçük kızın ailesi tarafından kaçırıldığı üstünde  duruyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; Bir yılan  hikâyesi&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Murat Belge - Radikal&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Daha önce de üzerine yazdığım bir konuyu  yeniden deşmem gerekiyor. Beni kişisel olarak yakından ilgilendiren bir konu bu,  çünkü Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'Karşılaştırmalı Edebiyat' bölümlerinden mezun  olanlara İngilizce öğretmenliği yaptırmama kararlığı ile ilgili. Türkiye  varlığını bildiğim iki 'Karşılaştırmalı Edebiyat' bölümünden birinin başkanı  olduğum için böyle bir karar doğal olarak beni de çok yakından  ilgilendiriyor.&lt;br /&gt;Konu, özetlersek, şöyle. Yabancı dil ve edebiyat öğreten  bölümler; ek bir eğitim kursundan geçerek, bildikleri bu dillerin öğretmeni  olabiliyorlar. Bizim bölümün öğrencileri öğretmen olamadıkları gibi bu kursa da  kabul edilmiyorlar.&lt;br /&gt;Niçin? Bölümün adı 'İngiliz Edebiyatı' değil de,  'Karşılaştırmalı Edebiyat' olduğu için. Başka bir neden görmüyorum ve bir  açıklayan da çıkmadı.&lt;br /&gt;Oysa biz bu bölüme öğrencilerimizi yabancı dil, yani  İngilizce puanlarına göre alıyoruz, dört yıllık eğitimi İngilizce-Türkçe,  herhangi bir İngiliz, Amerikan vb. bölümü kadar İngilizceyle yürütüyoruz.  Ödevler, sınavlar İngilizce yazılıyor ve bütün bunlardan sonra 'Karşılaştırmalı  Edebiyat' mezunları yabancı dil öğretmeni olamıyor.&lt;br /&gt;Bunu bir süre önce gene  yazmışken sonra arkasını getirmememin nedeni şuydu: yazı yayımlandıktan sonra  bakanlıktan bir görevli telefonla aradı ve bu sorunu çözmek üzere bir çalışma  yapıldığını söyledi. Bundan kısa bir süre sonra da Eğitim Bakanı ile görüşen  ortak bir tanıdığımız aynı mealde bir söz duyduğunu bana aktardı.&lt;br /&gt;Bu arada o  çalışma yapılamadı mı, bitirilemedi mi, ne olduysa, herhangi bir sonuç çıkmadı.  Arada bazı öğrencilerimizin dilekçe yazdıklarını da biliyorum. Sonunda  bölümümüzden profesör Nazan Tukin, ne olduğuna dair bilgi sordu ve bir cevap  aldık.&lt;br /&gt;Gerçek anlamda 'cevap' denilecek bir şey değil, ama imzalı bir resmi  yazı. 'Prensipler ve Eğitim Sistemi Dairesi Başkanı' sıfatıyla Niyazi Yavuz'dan  geliyor. 'Bürokratik yazışma' dediğimiz şeyin, yazıyı alanın hiçbir şey  anlamamasını garanti altına alan yöntemi ve kuralları gözetilmiş. Başta birtakım  'belge'lere atıfta bulunuluyor: "26/09/2005 tarih ve B. 08. 0. TTK. 0.  01.02.04/10189 sayılı yazı" gibi, yazı elinizde olmadıkça en olduğunu anlamanız  imkânsız bir şeyler, herhalde kararlar falan, ama ne? Meçhul!&lt;br /&gt;Ondan sonra  daha aydınlatıcı açıklamalara geçiliyor. Öğreniyoruz ki: "Bakanlığımıza bağlı  eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanacakların atamalarına esas olan alanlar  ile mezun oldukları yükseköğretim programları ve aylık karşılığı okutacakları  derslere ilişkin Esaslar ve eki Çizelge ilgi (c) kurul Kararı ile  belirlenmiştir."&lt;br /&gt;"Bu karar, Bakanlığımızca üniversitelerin ve ilgili  kurumların görüşü ile üniversiteler ve eğitim sistemindeki gelişmeler dikkate  alınarak düzenlenmiştir."&lt;br /&gt;Yani, gerekli her şey var, yapılmış, gerekli  herkese danışılmış. Bu böyle olsa, üniversitelerde 'Karşılaştırmalı Edebiyat'ın  ne olduğunu bilen birilerine de bir şeyler danışılmalıydı, ama bundan hiç  haberim yok.&lt;br /&gt;Sonuç şöyle geliyor:&lt;br /&gt;"Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na  yazılan ilgi (d) ve (e) yazılarda da belirtildiği gibi, Yabancı Dil (İngilizce,  Almanca, Fransızca) öğretmenliği için başvuru hakkı bulunan yükseköğretim  kurumları mezunlarınca bu alandaki öğretmen ihtiyacı karşılanabildiğinden  Fen-Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nün İngilizce  öğretmenliğine kaynak oluşturan bölümler arasına alınması uygun  bulumamaktadır."&lt;br /&gt;Bu sonuçtan da iki şey öğrenmiş bulunuyoruz: 1) Var olan  kurumların mezunları bu işi yapmaya yetiyor ve yabancı dil öğretmeni ihtiyacımız  yok; a) Bunun için, Karşılaştırmalı Edebiyat öğrencilerinin yabancı dil  öğretmeni olması gerekmez, olmaları uygun değildir.&lt;br /&gt;'İhtiyaç' bulunmadığını  işitmek sevindirici olabilir de bu alanda yıllardır çalışan biri olarak bana hiç  de böyle görünmediğini söyleyeyim. Ama bu mektubun analizine yarın devam  edeceğim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Bakandan Teftiş Kurulu Başkanı'na  tükürük cezası&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Funda Özkan - Radikal&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı'na vekâleten  atanan Cemal Boyalı aradı: "Vekâleten atanmak benim 2002'den beri derdim" diye  başladı sözlerine.&lt;br /&gt;Geçenlerde yazdığım 'Yasin El Kadı dosyası unutulmadı'  yazısından dolayı kendini anlatmak istemiş.&lt;br /&gt;Cemal Boyalı, Ankara Defterdarı  olarak atandığında kararnamesi Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edilmiş, bu  görevi vekâleten üstlenmişti. Cemal Boyalı şunları söylüyor:&lt;br /&gt;"AKP iktidarı  kurulduğunda herkes tedirgindi, o günlerde irticai atamalar yapılıyor iddiaları  vardı. Benim ismim de sağ olsun basında 'TOP 10' listede yer alıyordu. Şimdi  Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı'na vekâleten atandım. 18-19 yıllık Maliye, 15  yıllık Maliye başmüfettişliği geçmişim var. Bizler Maliye müfettişi olarak  yetiştik. Benim genlerimde özgür, bağımsız çalışma yatıyor. Vekâleten de olsa  asaleten de olsa ben müfettişlik sorumluluğundan en ufacık taviz  vermem."&lt;br /&gt;Cemal Boyalı'nın bu sözleri pek güzel. Geldik hassas konu Yasin El  Kadı dosyasına...&lt;br /&gt;Cemal Boyalı, "Bu inceleme Maliye Teftiş Kurulu  Başkanlığı'nın görevi değil. MASAK'ın görevi. MASAK ne zaman inceleme yaparsa  yapsın, biz Maliye müfettişi desteği veririz. Dolayısıyla Teftiş Kurulu olarak  ne dosyayı kapatma ne de yeniden soruşturma yetkimiz var."&lt;br /&gt;Başbakan  Erdoğan'ın "Ben kefilim" diye sahip çıktığı, Başdanışmanı Cüneyd Zapsu'nun her  fırsatta savunduğu Yasin El Kadı ile ilgili dosya için Maliye Bakanı Kemal  Unakıtan da 'cevherini' konuşturmuştu. CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Sümenaltı  mı ettiniz?" sorusuna "Gelsin sümenin altını göstereyim" gibi çok 'anlamlı' laf  etmişti.&lt;br /&gt;Yasin El Kadı ile ilgili incelemeyi yapan Maliye Başmüfettişi Hamza  Kaçar, raporunun giriş kısmında 'çalışmam sarasında siyasi ve bürokratik  engellerlerle karşılaştım' ifadesini kullanmıştı. Bu rapor Genelkurmay, MİT ve  Dışişleri Bakanlığı'na da gönderilmişti. Yasin El Kadı dosyası üzerinde  çalışırken Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın 'oluruyla' Hamza Kaçar'ın görevden  alınıp, Maliye Yükek Eğitim Merkezi'ne atanması gibi 'teferruatlar' bir yana  Başmüfettişin iddiası üzerine inceleme yapan üç müfettiş daha sonra böyle bir  bürokratik engellemenin olmadığına kanaat getirmişti.&lt;br /&gt;Bu arada ilginç olan  Genelkurmay, MİT ve Dışişleri'ne giden Hamza Kaçar'ın raporunun ardından dönemin  Maliye Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Tuncer aynı kurumlara 'düzeltme raporu'  göndermiş. Gerekçesini sorduğumda Cemal Boyalı "Sayın bakan 'madem yanlışı  yaptın sen otur, kendin düzelt' demiş. Teftiş Kurulu Başkanı'nın cezası da  tükürdüğünü yalamak olmuş" diye anlattı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Karamehmet yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi&lt;br /&gt;El  konulan Yaşarbank'ın eski sahibi Selçuk Yaşar'ın büyük kızı Yaşar Holding'in  Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Kalpaklıoğlu'nun yurtdışından yeni bir kredi  anlaşması yapmak üzere olduklarını ve TMSF'ye (Tasarruf Mevduatı Sigorta  Fonu'na) olan tüm borçlarını kapatacaklarına dair sözlerini hafta başında  sizlere aktarmıştım.&lt;br /&gt;Çukurova Grubu patronu Mehmet Emin Karamehmet de önceki  dün TMSF'ye 27 milyon dolar daha ödedi.&lt;br /&gt;TMSF ile Pamukbank'tan dolayı yaptığı  borç tasfiyesi anlaşmasına göre Karamehmet'in 87 milyon dolar borcu kalmıştı. 27  milyon dolarlık önceki günkü ödemeden sonra kalan paranın 30 milyon dolarını 30  Eylül'de, son 30 milyon dolarını da 31 Ekim'de ödeyecek. Böylelikle Pamukbank  protokolünden kaynaklanan borçlarını bitirmiş olacak.&lt;br /&gt;Şunu da belirtmek  gerekiyor. Yaşar ailesi ile Karamehmet'i aynı kefede değerlendirmek mümkün  değil. Yaşar ailesi başından itibaren kamuyla borç yükümlülüğü konusunda  uyuşmazlığa düşmedi. Baştan beri borcuna sadık oldu, bugüne kadar 130 milyon  dolar ödedi, kalan faiziyle birlikte 210 milyon dolar için de TMSF ile libor+4.5  faizle 2012 yılına kadar el sıkışmıştı.&lt;br /&gt;Karamehmet Grubu'nda ise kamunun  alacakları konusunda TMSF işin ciddi takipçisi oldu.&lt;br /&gt;Yeri geldi Karamehmet  banka satmak, şirket yönetimini kamuyla paylaşmak, Turkcell operasyununu yapmak  zorunda kaldı. Nitekim Karamehmet'in Pamukbank'tan kaynaklanan borçlar bitiyor  ama Interbank'tan kredi işlemi nedeniyle TMSF'yle olan uyuşmazlığı devam ediyor.  Karamehmet borcu olduğunu kabul etmekle birlikte TMSF ile rakamda  anlaşamıyor.&lt;br /&gt;Bu yüzden de 50 milyon dolarlık dava halen devam  ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;span class="baslik"&gt;Ağaç kesecek  olanlar, iyi düşünün!!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;Tamer HEPER/ Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="metin"&gt;Bugün size ilginç bulacağınız,  bir Yargıtay kararından söz edeceğim. Olay yaygın, deyin ki ortak olduğunuz bir  bahçeden, ortaklardan biri sizden habersiz ağaçları kesti götürdü veya olayı  daha genişleteyim, kat mülkiyetine tabi binada daire sahibisiniz, bahçenizde  ağaçlar var, kat maliklerinden biri bunların tamamını veya bir kısmını kesti  götürdü. Eliniz böğrünüzde melül mahzun kalacak mısınız, yoksa yapabileceğiniz  bir şeyler var mı? İşte bu karar soruya yanıt veriyor. Şöyle: `Sanığın müşterek  hissedar olduğu tapulu araziden diğer müştekilerin iznini almadan suça konu 12  ağacı kestiğinin anlaşılmasına göre konuda uzman orman mühendisi eşliğinde keşif  yapılıp, saha üzerinde kesilen ve dikili halde bulunan bütün ağaçların  miktarları ve vasıfları belirlenip, her hissedara isabet eden miktar nazara  alındığında sanık tarafından kesilen miktar ile diğer hissedarların hisselerine  tecavüz olup olmadığı tespit edilerek, ancak tecavüzün mevcut olması halinde  eylemin TCK 494/2 maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturacağı, aksi  halde eylemin orman olmayan yerlerden ormanlarda yetişen ağaç cinsinden kesmek  suçunu oluşturup... cezalandırılması gerekeceği.` Görüldüğü gibi olayın failine  hırsızlıktan dolayı hapis cezası veriliyor. Ancak metin içinde sözü edilen 494/2  maddesi eski ceza kanununun maddesidir. Peki yeni ceza kanununda durum ne? Durum  benzerlik arz ediyor, ancak, yeni kanunda ilgili maddenin numarası 144. Evet,  görüyorsunuz ki, ağaç kesme karşısında boynu bükük kalmamak gerekiyor.  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="metin"&gt;&lt;a href="mailto:tamerheper@host.com"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;tamerheper@host.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; &lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Vadeli alışverişte ince nokta&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;Zuhal  KIZILOT   / Star Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:zkizilot@yaklasim.com"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;zkizilot@yaklasim.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kredi kartı ile taksitli alış-verişin trend  olduğu bir dönemdeyiz. Her nedense özellikle biz bayanlara, taksitli alış-veriş  çok cazip geliyor. Sanki bedava alıyormuşuz gibi... Bir de vade farkı yoksa  ‘Bundan iyisi Şam’da kayısı’ diyerek, saldırıyoruz reyonlara... Hazır, vade  farkından söz etmişken, faturalara da vade farkı kaydının bulunup bulunmaması  konusunu ele almak istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vade farkı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vade farkı en kısa tanımıyla; herhangi bir  mal veya hizmetin peşin satış fiyatı ile taksitli satış fiyatı arasındaki fark,  anlamına geliyor. Mal ya da hizmetin bedeli olan nakit alacağın, vadesinde  ödenmemesi halinde, bu bedele oransal olarak belirlenip ilave edilecek bir  miktarı ifade ediyor. Bu tanıma, mevcut kanunlarımızda rastlamak mümkün değil.  Ancak satıcının, enflasyonun yıkıcı etkilerinden korunması amacıyla gündeme  gelen bir uygulama.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vade farkı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;kaydının bulunması&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Hepimiz, günlük yaptığımız ufak tefek  alış-verişlerden, fiş ya da faturanın ne olduğunu biliyoruz. Vergi Usul  Kanunu’nun (VUK) 230. maddesinde de faturada bulunması gereken şekli unsurlar  sayılmış. Buna göre;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra  numarası,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret  ünvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Müşterinin adı, ticaret ünvanı, adresi,  varsa vergi dairesi ve hesap numarası,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Malın veya işin nev’i, miktarı, fiyatı ve  tutarı,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;# Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye  numarasının faturada bulunması gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Fark edeceğiniz gibi ‘vade farkı kaydı’  faturada bulunması gereken asli bir unsur olarak sayılmıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sonuçları&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Peki, faturada, ‘vade farkı kaydı’nın  bulunması ne gibi sonuçlar doğuracaktır?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Faturayı alan kişinin, aldığı tarihten  itibaren 8 gün içinde, fatura içeriğine itiraz etme hakkı bulunuyor. (Türk  Ticaret Kanunu md. 23/2) Burada fatura içeriğinden anlaşılması gereken, biraz  önce saydığımız unsurlar. Kişi, itiraz hakkını kullanmaz ise fatura içeriğini de  kabul etmiş sayılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Vade farkı istenebilmesi için taraflar  arasında, bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir  teamülün bulunmasının şart olduğu yönünde, yargıda, tam bir görüş birliği  bulunuyor... Ancak böyle bir sözleşme ya da teamülün olmaması durumunda,  faturada bulunan, vade farkı uygulanacağına ilişkin kaydın, ne gibi sonuçlar  doğuracağı konusunda tam bir fikir birliği mevcut değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bir içtihat&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bu görüş ayrılıkları, bir İçtihadı  Birleştirme Genel Kurulu kararı ile giderilmeye çalışılmış. Sözünü ettiğimiz  Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 27.06. 2003 tarihli ve E:2001/1  K:2003/1 sayılı kararı;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;‘Taraflar arasında, yazılı şekilde  yapılmamış olmakla birlikte, geçerli bir sözleşme ilişkisinden doğan  uyuşmazlıklarda, ‘bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı  ödenir’, ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliğ ve karşı tarafça, faturaya  itiraz edilmemesi halinde, bu durum, sadece fatura içeriğinin kesinleşmesi  sonucunu doğurup, vade farkının kabul edildiği ve istenebileceği anlamına  gelmeyeceği’ yönündedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kurul bu kararında, olayı birkaç açıdan  değerlendirmiş... Kurula göre, fatura, sözleşme değildir, sözleşmenin ifası ile  ilgilidir. İtiraz edilmemesi durumunda, fatura içeriği  kesinleşecektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Faturada, ‘gecikme halinde vade farkı  alınır’ kaydının bulunması ve faturaya itiraz edilmemesi, faturada yer almasına  rağmen, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlememiş bir hususa ilişkin kaydın,  kabul edildiği anlamına gelmemektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kurul’un bu değerlendirmeler sonrası vardığı  sonuç, son derece yerinde olmuş. Okumayı pek sevmeyen ve hukuku da yeterince  anlayamayan bir toplum olduğumuzu düşünürsek, ticaretle uğraşan milyonlarca  insanın, bu tür ayrıntıları bilmesini beklemek, fazla olur sanırım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;02.09.2006 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yeni Gelir Vergisi Kanunu start  aldı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; Sezgin Özcan  (02.09.2006)  -  Vatan&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kurumlar Vergisi’nin ardından, Uluslararası  Para Fonu’na verine niyet mektubunda yıl sonuna kadar yasalaşması taahhüt edilen  Gelir Vergisi Kanunu’nun, yeniden yazımı için start verildi. Gelir İdaresi  Başkanlığı ile Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü’nce ortaklaşa yürütülen yazım  çalışmasında, Vergi Konseyi’nin Ara Raporu’ndan da yararlanılıyor. Ancak, Vergi  Konseyi’nin Ara Raporu’nda yer alan Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının  birleştirilmesi önerisine sıcak bakılmıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Mükellefin gönlünden ne koparsa değil,  gerçekte ne ise onun vergisini vermesinin hedeflendiği belirtilen yeni düzenleme  ile geçmiş yıllarda uygulanan hayat standardı esasının yeni bir türünün  getirilmesi, basit usulde vergilendirmenin kaldırılması düşünülüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;BİLDİRİM FORMU&lt;br /&gt;Bu bağlamda, çeşitli  meslekler için standart kazanç tutarları belirlenecek. Standart kazancın altında  beyanda bulunanlardan “Geçim Bildirimi Formu” doldurmaları istenecek. Mükellefin  ev, yazlık, taşıt gibi sahip olduğu mal varlıkları ile gelir ve harcamalarını  gösterecek Geçim Bildirimi Formu, söz konusu kişinin beyan ettiği gelir ile  yaşayıp, yaşayamayacağını da ortaya koyacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Beyan edilen gelir ile bildirimi arasında  tutarsızlık bulunanlardan bunun izahı istenecek. İzah edemeyenler incelemeye  sevk edilecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;BASİT USUL BİTECEK&lt;br /&gt;Halen 800-900 bin  arasında bakkal, manav, tamirci gibi esnafı ilgilendiren basit usulde vergileme  kaldırılacak. Belirlenecek limitlerin öncesinde yer alan büyüklükteki  mükellefler, gerçek usule geçirilecek ve bunlar işletme hesabı esasına göre  defter tutacak. Daha çok el emeği ile geçinenler için asgari ücret kriteri  getirilecek ve bunlar gelir vergisinden muaf olacak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Şehir içi yolcu taşımacılığında bulunan  taksiciler ve dolmuşçular için çalıştıkları hat ve durak dikkate alınarak  ortalama kazanç belirlenerek, beyan edilen gelirlerin ortalama kazancın altında  kalması önlenecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ücretlilerin gider indirimi olarak  adlandırılan vergi iadesi kalkacak. Yerine, eş ve çocukların durumunu dikkate  alan özel indirim gelecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Gayrimenkul satış kazançlarının  vergilendirilmesindeki 4 yıllık elde bulundurma süresi 5 yıla çıkarılacak. Vergi  Konseyi’nin bu konudaki öngörüsü, satış kazancının yüzde 10’luk bölümünün vergi  dışı bırakılması şeklindeydi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Islamcılık şişede durduğu gibi  durmaz&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; Özdemir İNCE - Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:oince@hurriyet.com.tr"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;oince@hurriyet.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;CUMHURİYETİ kuranlar, tarihimizin en  çağdaş kadrosunu oluşturur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Eğitim sisteminin birbirine zıt insanlar  yetiştirmesinin toplumun felaketine yol açacağını çok iyi gördükleri için  Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu (Öğrenim Birliği Yasası’nı) çıkarmışlardı. Bu yasa  uygulamada iğdiş edilmeseydi, İslamcı alimler abdest suyunun nazara iyi  geldiğini ileri süremezlerdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;* * *&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İrtica konusunda kaygı duyanları paranoyak  olmakla suçlayan "kefiller cemaati" neden böyle bir göz külleme operasyonuna  girişiyor acaba? Bu soruya yanıt ararken, aklımıza, başta irtica olmak üzere  Cumhuriyet düşmanlığı davası geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İrtica yandaşı İslamcılara göre, 23 Nisan  1920’de kurulan birinci TBMM, kendileri için bir devr-i saadet idi. Çünkü  birinci Meclis’te epeyce saltanat ve hilafet yandaşı din adamı vardı.  Cumhuriyet’i kurmak isteyen kadro, engel çıkarması muhtemel odakları etkisiz  hale getirmek için birinci Meclis’i dağıtıp ikinci Meclis’i topladı. Mürteci  İslamcıların ve ayrılıkçı Kürtçülerin bu nedenle birinci Meclis’e karşı gönül  bağları vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;* * *&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Cumhuriyet’in bugünkü haliyle kurulmasına  engel olamayan Mürteci İslamcılar, mağdur (!) Kürtçülerden tasfiyeye  uğramayanlar, Cumhuriyet Halk Fırkası (Partisi) içinde kaldılar ve kış uykusuna  yattılar. Aralarından bakan ve başbakanlar çıktı. Taa Dörtlü Takrir’e (1945)  kadar. İşte o zaman yavaş yavaş kış uykusundan uyandılar ve Demokrat Parti’nin  kuruluşunda (7.01.1946) yer almaya başladılar. Tarikatlar siyasette yeniden söz  sahibi oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Demokrat Parti, çıkardığı Atatürk’ü Koruma  Kanunu’na karşın, Birinci Meclis’in restorasyonu gibidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;* * *&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;27 Mayıs Anayasası’nın ardından siyasal  partiler yeniden kurulmaya başlayınca, Demokrat Parti katarından önce  milliyetçiler, daha sonra da İslamcılar ayrılmaya başladılar. Cumhuriyet’ten  rövanş almanın zamanının geldiğini düşünen kadrolar ve cemaatler, Erbakan  Hoca’nın önderliğinde kendi partilerini kurdular ve Cumhuriyet rejimi konusunda  içten düşüncelerini açıkladılar. Bu rejim kanla da olsa yıkılmalıydı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Araya 28 Şubat girdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;* * *&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bugün iktidarda bulunan AKP, Birinci TBMM’de  yer alan muhalif ve mürteci kadronun devamıdır. Zaten bunu gizlemiyorlar. Şu  anda iktidarda bulunmaları, kesinlikle kendi siyasal dehalarının ürünü değildir.  1970 ve 80’lerin yenik düşmüş acilci goşist kadrolarının ve küreselleşmeci  liberallerin destekleyici çalışmaları olmuştur. Bu destek kendiliğinden  (spontane) bir destek miydi, yoksa uzaktan kumandalı bir destek miydi, bunu  tahmin etmek çok kolay değil. Ama acilci goşist gelenek, uzaktan kumandayı da  akla getirmiyor değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bu akış içinde 80 yıllık yakın tarihi  dikkatle incelediğimiz zaman, İslamcı irtica ürküntüsünü paranoya olarak  tanımlamanın kasıtlı bir fesat oyunu olduğunu görürüz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;* * *&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bitirirken, Diyanet İşleri cenahında ortaya  çıkan şaklabanlıklara bir katkıda bulunmak istiyorum: Şaman geleneği içinde  Yüğrük Ocağı olan bir ailenin temsilcisi olarak, deve bokunu bir tıkırım  kaynatıp suyunu içmenin soğuk algınlığına karşı çok etkili olduğunu  söyleyebilirim. İslamcı bilim otoritelerinin bilgi ve ilgisine  sunarım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Maliye’nin sigara  işleri&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Erdal SAĞLAM  - Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="mailto:esaglam@hurriyet.com.tr"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;esaglam@hurriyet.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;HER geçen gün Maliye Bakanlığı’nın yeni bir  beceri dolu icraatına şahit oluyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sigara fiyatları, AKP iktidarı ve Maliye  Bakanlığı’nın bu yönetimiyle birlikte sorun olmaya başladı. Daha önce de sigara  fiyatları değişirdi, Maliye Bakanlığı yine müdahil olurdu ama hiçbir zaman böyle  sıkıntı olmazdı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye Bakanlığı’nın mevcut yönetimi ile  birlikte her sigara zammı sorun olmaya başladı. Bırakın sigara zammının sorun  olmasını, Maliye Bakanlığı dönem dönem durup sigara fiyatlarında kendisi sıkıntı  yaratır oldu. Hem de durup dururken...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Daha önce de yazmıştık; Maliye Bakanlığı’nın  sigara üreticilerine yaptığı baskı hem demokratik bir ülkede, piyasa ekonomisi  uygulanıyor denilen bir ülkede duyulmuş şey değildir, hem de bizzat "anlaşmalı  zam"ma zorlayarak, Maliye Bakanlığı Rekabet hukuku açısından, doğru dürüst  araştırılsa, kesinlikle suçlu duruma düşecektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Peki, niye sigara üreticileri kendi  aralarında tepişip, Maliye Bakanlığı’nın bu piyasa ekonomisine ters düşen  işlemlerine karşı ses çıkarmıyorlar?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bir düşünün... Siz sigara üreticisisiniz,  rekabet var ama öyle iyi para kazanıyorsunuz ki... Hem de Maliye zoruyla. Maliye  sizi zamma zorluyor, sonra gidip rakibinize de aynı şekilde zam yaptırıyor,  dolayısıyla kárınızı Maliye yardımıyla katlayıp duruyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Sigara fiyatları bizden daha pahalı ülkeler  tabiİ ki var, ama ben sigara üreticilerinin bu kadar çok kazandığı bir ülkenin  var olduğunu sanmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Üstüne üstlük Rekabet hukukunun, Maliye’nin  sigara zammına zorlayarak delindiği başka bir ülke olduğunu da tahmin  etmiyorum...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye’nin sigarada yaptığı bununla da  sınırlı değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye sigara ve içkilere konacak  bandrollerle ilgili açtığı ihale ile iddia ediyoruz ki; Türkiye’nin itibarını  zedelemiştir. Hem de ABD, Brezilya geze geze...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ankara’da bazı elçilikler, son günlerde  Maliye’nin açtığı bandrol ihalesini konuşuyor. "Adrese teslim ihale" yeniden  hortladı ve çok açık biçimde belli bir firmaya dönük ihale şartnamesi  hazırlanıyor. Bunu da yapan kamu ihalelerinde yapılan yolsuzlukları önlemesi  gereken yani kamu yararını gözetip, halktan alınan paranın çarçur olmasını,  hortumcuya gitmesini engellemeye çalışması gereken Maliye oluyor...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;TÜRKİYE’NİN İTİBARI SÖZ KONUSU&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Maliye Bakanlığı dün bir açıklama yaparak  bandrol ihalesinin ertelendiğini açıkladı. Bununla birlikte daha önce gündeme  getirdiğimiz ihaleyi adrese özel kılan unsurların da şartnameden çıkarıldığını  duyurdu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yani bir anlamda Maliye Bakanlığı daha önce  ihale için hazırladığı şartnamenin adrese özel olduğunu, yani tek bir firmayı  gösterdiğini kabul etmiş oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Kısacası; Maliye Bakanlığı yönetimi, daha  doğrusu Gelir İdaresi Başkanlığı yönetimi ya yaptığı işe hakim değil, ya  da...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;"Efendim, bize bakanın oğlu ile Malezyalı  bir şirketin bu ihaleye gireceği söylenip girmememiz isteniyor" diye konuşan  elçiler, büyük Avrupalı şirket yöneticileri, ihale ertelendi, şimdi ne  diyecekler? Türkiye’nin itibarı gitmedi mi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Ya da "Eski bir üst düzey bürokrat ve  bakanın, bu iktidarla da işlerini düzeltip, Merkez Bankası’yla yeniden arayı  bulup banknot için aracılık ettiği şirkete mürekkep sattırdığı, ardından da  şartnameyi sadece aracılık ettiği firmanın kazanması yolunda adrese özel bandrol  ihalesi hazırlattığı" yolundaki söylentiler, haklılık kazanmayacak  mı?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Biz Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bağımsız  olması konusunda çok yazdık çizdik. Ama Maliye Bakanı ve hükümet, Gelir  İdaresi’ni yine kendilerine bağımlı kıldılar. İşin kötüsü, bağımsız olması  gerekenler, iş yapmak için siyasi etkilerden uzak kalması gerekenler, kendileri  bağımsızlık için bastırmadılar. "Nasıl olsa Bakanla birlikte iş yaparız" diye  düşündüler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Nasıl iş yapıldığını görüyor musunuz? Bu  kafayla yapılan işlerin becerisi de ortada.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; 'İtibar' için bu liste yetmez  mi?&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;Mehmet Çetingüleç / Takvim&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Deniliyor ki: "Uluslararası camiada  saygınlık, itibar kazanmak için Lübnan'a gitmemiz lazım." 1950-1955: Amerika  istedi. Kore' ye 1 tugay gönderip, 700' ün üzerinde şehit verdik. (Karşılığında  NATO'ya girdik ama diğer NATO üyeleri böyle bir bedel ödeyerek mi  alındı?)&lt;br /&gt;1993-1994: Somali' deki BM harekâtına 300 askerle  katıldık.&lt;br /&gt;1993-1995: Bosna' ya bin 400 asker gönderdik.&lt;br /&gt;1997: Arnavutluk'  taki kriz üzerine BM Güvenlik Konseyi' nin çağrısına 800 askerle destek  verdik.&lt;br /&gt;2001: Makedonya' daki NATO harekâtına 1 bölükle katıldık.&lt;br /&gt;Kosova'  ya 1 taburla gittik.&lt;br /&gt;Afganistan'a bin 500 civarında asker gönderdik.&lt;br /&gt;Son  olarak, Afrika' daki Kongo Demokratik Cumhuriyeti' nde seçim güvenliğini  sağlamak için bile asker gönderdik.&lt;br /&gt;Hâlâ uluslararası saygınlık ve itibar  kazanamadık mı?&lt;br /&gt;İlla Lübnan' a asker göndermek mi gerekiyor?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bakın, Lübnan' da Ermeniler, Türkiye  aleyhine gösteri yapmaya başladı.&lt;br /&gt;Ellerindeki pankartlarda Türkiye-İsrail  arasındaki askeri işbirliğine dikkat çekiliyor.&lt;br /&gt;Yani, Türkiye' ye karşı  Hizbullah' ı kışkırtıyorlar.&lt;br /&gt;Lübnan' ın Türk askeri için çok güvenli bir  bölge olmayacağına ilişkin sinyaller var.&lt;br /&gt;Yetkililer reddetse de, BM Barış  Gücü askerlerinin görevi içerisinde "Hizbullah'ı silahsızlandırma" ve hatta  "sıcak çatışmaya girme"nin de bulunduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Öyle, Türk kamuoyunu  sakinleştirmek için verilen demeçlere bakmayın.&lt;br /&gt;"Risk olmadan kazanç olmaz"  gibi sözlere de.&lt;br /&gt;"Risk" alınır, ama ortada "kazanç" ihtimali  varsa.&lt;br /&gt;Lübnan' da Türkiye' nin kazanacağı ne var?&lt;br /&gt;Eğer "İtibar"  diyorsanız, o zaman yazının başındaki tabloya bakın.&lt;br /&gt;İtibar kazanmamıza  yetecek uzunlukta bir listeye sahibiz.&lt;br /&gt;"Uluslararası camianın bir parçası  olma" nın evrensel kriterleri; barış içinde, demokrasiyi, hukuku, insan hak ve  hürriyetlerini geliştirmek değil midir?&lt;br /&gt;"Savaş istemiyorum" diyen insanları  tekme-tokat döverek, uluslararası camianın "saygın" bir üyesi olabilir  misiniz?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;İsrail' in Lübnan saldırısında amaç  belliydi.&lt;br /&gt;Ama İsrail ve Amerika, Hizbullah üzerinden İran ve Suriye' yi  savaşa çekmeyi başaramadı.&lt;br /&gt;Şimdi yeni bir yol deneniyor.&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı  dahil aklı başında olan herkes "Türk askerinin o yolda ne işi var?" diye  soruyor.&lt;br /&gt;...Ve ekliyorlar:&lt;br /&gt;"Bizim işimiz kendi sınırımızda. Oraya bakmamız  gerekmiyor mu?"&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt; &lt;hr /&gt; &lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt; İnsan canının değeri ve..  Hukuk!..&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Hıncal Uluç / Sabah        &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Haberler bir haftanın  içinden..&lt;br /&gt;Karayolundaki çukura bir otomobil düştü.. Yedi kişi öldü..&lt;br /&gt;Su  parkında eğlenen 10 yaşındaki bir çocuk yüzlerce kişinin gözleri önünde  boğuldu.&lt;br /&gt;Yamaç paraşütü yapan bir adam rüzgâr hızlanınca sahildeki direklere  çarptı ve hayatını kaybetti..&lt;br /&gt;Peki sonra ne oldu?..&lt;br /&gt;Hiçbir şey..&lt;br /&gt;Hiçbir  şey olmadı. Ölenler öldükleri ile kaldılar..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Karayolları'nın ihmalinden bu kaçıncı  ölüm.. Dökülen mıcırlar, kazılan çukurlar.. Yeterince uyarılmayınca, ölen  ölene..&lt;br /&gt;Avrupa'ya, Amerika'ya gittiğinizde görüyorsunuz, herhangi bir şekilde  tamire alınan yol kaç kilometre öncesinden ve nasıl şaşmaz işaretlerle  belirlenir.. İlerdeki durum sürücüye nasıl haber verilir.. İşaretleri kaçırmanız  mümkün değildir. Gözlerinizi yumsanız bile fark edersiniz..&lt;br /&gt;Neden orada böyle  kaçırılması mümkün olmayan işaretler konur da, bizde boyalı iki bidonu yüz metre  geriye koymakla iş bitti sanılır?.&lt;br /&gt;Çünkü uygar ülkelerde insan canı  kıymetlidir. Bu kıymeti yaratan da hukuktur.&lt;br /&gt;Bir yanda ihmali yapanlar ceza  mahkemelerinde hak ettikleri cezayı alırlar, hapis yatarlar.. Bir yandan da  hukuk mahkemeleri, insanın değerinin ne olduğunu açıkça gösteren çok ağır  tazminat cezalarına hükmeder.&lt;br /&gt;Yani uygar bir ülkede böyle bir ihmali yapanın,  yapanların hayatları fena halde sarsılır. Onlar da bunu bildiklerinden her  önlemi kusursuz almak için yarışırlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Bu plajlarda, tatil köylerinde kaçıncı  ölüm?.&lt;br /&gt;Nedeni açık.. Buralarda özel yetiştirilmiş, her türlü araç ve ilaçla  teçhiz edilmiş profesyonel cankurtaranlar yok.&lt;br /&gt;Laf ola beri gele, bordrolarda  bu isim altında imzası olanlar bulunur ki, sorulduğunda "Var" densin..&lt;br /&gt;Ama  denetlenmezler.. Hiçbir yerde denetlenmezler.. Kimdir bu cankurtaranlar?..  Eğitimleri nedir?. Plajda etrafı gözetleyecekleri kuleleri var mıdır?. Özel  giysileri içinde hemen belli olurlar mı?. Plajın, havuzun kapasitesine göre  yeterli sayıları var mı?.&lt;br /&gt;Bunca gezen var içinizde kaç yerde cankurtaran  kulesi, kaç yerde fosfor yelekli cankurtaran çarptı gözünüze..&lt;br /&gt;Geçiniz?.. Bu  ülkede cankurtaranları denetleyen bir birim, bir kurum var mı?..&lt;br /&gt;Antalya  Valisi'ne soruyorum.. Muğla, İzmir, İstanbul Valilerine soruyorum..&lt;br /&gt;İl  sınırlarınız içindeki plaj ve havuzlarda can güvenliğini sağlayacak elemanları  denetliyor musunuz?.. Denetlemek aklınızdan geçti mi?. Hiç merak ettiniz mi,  eksikliği insan canına mal olan, hem de durmadan mal olan cankurtaranları  denetlemek kimin işidir?.&lt;br /&gt;10 yaşındaki çocuk 1 metre 40 santimlik havuzda  boğuldu. Adam gibi cankurtaran olsa boğulmazdı..&lt;br /&gt;Bunun hesabını soracak hukuk  bizde var mı?.. Ceza mahkemeleri, savcılar işin peşine düştüler mi?. Hukuk  davaları açıldı mı?.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Yamaç paraşütü pek çok ülkede  yasak..&lt;br /&gt;Bizde serbest.. Şimdi deniz paraşütü moda.. Bilip bilmemek önemli  değil. Parayı bastırdınız mı, sürat teknesinin arkasından uçuyorsunuz.. Peki  sizi uçuranlar bilgili mi, uzman mı?. Böyle bir iş yapmaya ehliyetleri,  lisansları var mı?. Tehlike anında nasıl müdahale edeceklerini biliyorlar  mı?.&lt;br /&gt;Güldürmeyin beni..&lt;br /&gt;Kader öyle istemiş. Yazısı o kadarmış.. Ölen ölür,  kalan sağlar bizimdir..&lt;br /&gt;Müzik 91 desibel oldu mu, gece kulübünü ekipler  basar.. Ama ihmali insan canı demek olan durumlarda kimse denetleme yapmaz.  Çünkü bu denetimi kimin yapacağını, valiler bile bilmez.. Böyle bir kurum  binlerce plaj ve havuza sahip Türkiye'de yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;Türkiye hep böyle mi  kalacak?.&lt;br /&gt;Evet!..&lt;br /&gt;Ne yazık ki, "Evet!.."&lt;br /&gt;Savcılar, cinayet davaları  açmadıkça, mahkemeler bu ihmalci kurum ve kişilere öldürücü tazminat cezaları  biçmedikçe bu ihmal, bu sorumsuzluk sürecek, insanlarımız pisi pisine, boşu  boşuna, hadi açık söyleyeyim kusura kalmayın, boku bokuna ölmeye devam  edeceklerdir.&lt;br /&gt;İnsan canının değerini Türk Hukuk Sistemi  belirleyecektir..&lt;br /&gt;Başkaları değil!.. Savcılarımız ve  yargıçlarımız!..&lt;br /&gt;Sakın ola bana "Elimiz kolumuz bağlı" demesinler.&lt;br /&gt;İnsan  canından kutsal ne var?..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt; &lt;table style="border: medium none ; width: 99.98%; border-collapse: collapse;" align="left" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" width="99%"&gt; &lt;tbody&gt; &lt;tr style="height: 7.6pt;"&gt; &lt;td style="border-style: solid; border-color: silver silver gray; border-width: 0.5pt 0.5pt 3pt; padding: 0cm 3.5pt; width: 562.4pt; height: 7.6pt;" valign="top" width="750"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt; &lt;p&gt;02 EYLUL 2006 CUMARTESI GUNLU GAZETELERDEN YARGI  HABERLERI&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr style="height: 0.25pt;"&gt; &lt;td style="border-style: none solid solid; border-color: -moz-use-text-color gray gray; border-width: medium 3pt 3pt; padding: 0cm 3.5pt; background: rgb(12, 12, 12) none repeat scroll 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; width: 562.4pt; height: 0.25pt;" width="750"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 18pt; color: white; font-family: 'AvantGarde Bk BT';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="background: black none repeat scroll 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;Can&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;m  Babam Hasan &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver;"&gt;Ö&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;ZDER&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver;"&gt;İ&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;N  &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver;"&gt;’&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;in  Aziz Hat&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;ras&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: silver; font-family: Batang;"&gt;na,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="background: black none repeat scroll 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="background: black none repeat scroll 0%; font-size: 10pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: silver; font-family: 'Palatino Linotype';"&gt;(  13 Aralık 2004 – Söz Eylemini Yitirdi&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="background: black none repeat scroll 0%; font-size: 16pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: silver; font-family: 'Palatino Linotype';"&gt;...)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 16pt; color: silver; font-family: 'Palatino Linotype';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt; &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: silver; font-family: 'Trebuchet MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr style="height: 0.15pt;"&gt; &lt;td style="border-style: none solid solid; border-color: -moz-use-text-color gray gray; border-width: medium 3pt 3pt; padding: 0cm 3.5pt; background: black none repeat scroll 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; width: 562.4pt; height: 0.15pt;" width="750"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;O&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(255, 153, 0); font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;Z&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(153, 204, 0); font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;D&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: yellow; font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;E&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(255, 204, 0); font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;R&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: aqua; font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;I&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(255, 102, 0); font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;N&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 255, 255); font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;,&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 204, 255); font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;M&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: blue; font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr style="height: 0.2pt;"&gt; &lt;td style="border-style: none solid solid; border-color: -moz-use-text-color gray gray; border-width: medium 3pt 3pt; padding: 0cm 3.5pt; background: rgb(217, 217, 217) none repeat scroll 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; width: 562.4pt; height: 0.2pt;" width="750"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;msn:  ozderin@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="background: black none repeat scroll 0%; font-size: 14pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: red; font-family: 'Copperplate Gothic Bold'; letter-spacing: 4pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34731825-115874350344096091?l=02eylul2006.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://02eylul2006.blogspot.com/feeds/115874350344096091/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34731825&amp;postID=115874350344096091' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34731825/posts/default/115874350344096091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34731825/posts/default/115874350344096091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://02eylul2006.blogspot.com/2006/09/02-eylul-2006-cumartesi-gunlu.html' title='02 EYLUL 2006 CUMARTESI GUNLU GAZETELERDEN YARGI HABERLERI'/><author><name>Metin OZDERIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10121960027332376506</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://img240.imageshack.us/img240/8495/gdrg2.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
